Astroloji ve Burç Özellikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Astroloji ve Burç Özellikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Yıldızların İnsanlara Etkileri

Yıldızların İnsanlara Etkileri

Yıldızların İnsanlara Etkileri

Ay

Vücut hatlarında daireye yakın büyük yuvarlaklar, soluk bir ten şişmanlığa yatkınlık, çıkık ve geniş bir alın, donuk bir bakış, kısa ve yuvarlak uçlu bir burun, yarı kapalı küçük bir ağız, çok az çıkıntılı bir çene, yuvarlak gözler, yassı bir sima, kameri,(ay) tiplilerin güzel mavi gözleri, yüksek , küçük ve dik göğüsleri olur. Kadın ve erkek kameriler (Ay tabiatlı) miyop olurlar. Oluruna bırakan zararsız, tevekkül eden bir yapıları vardır. Mücadeleden çekinirler, yalnızlığı severler. Kameriler akıl ve muhakemeden ziyade his ve düşünceye kabiliyetlidirler. Bazı kameriler soluk ten renginde olduğu gibi bazı kamerîlerde süt gibi beyaz olurlar. Süt gibi beyaz olanların gözleri de beyaz olur. Saçları lif renginde sarışındır.

Kameriler çok yumuşak kalplidirler. Vefakar olmakla beraber kolaylıkla kendilerini teslim ederler. Bu da karşı koyma güçlerinin azlığındandır. Aşkta şehvetleri cismani olmaktan ziyade dimağıdır ( yani hayalleriyle kurarak zevk alırlar) soğuk tabiatlı olmakla birlikte muhabbetli olurlar. Kameri kadınlar zarar görmedikleri her şeye ve insana karşı muhabbet hissederler. Kameri kadınlar bazen erkekler üzerinde garip bir cazibeye sahiptirler. Sevmekten ziyade sevilirler.. evlilik hayatında kameri kadınlar itaatkar, tevekkül sahibi ve kanaatkar bir eş olurlar. Çocuklarına düşkünlükleri daima kocalarına olan bağlılıktan daha fazladır. İyi bir aile kadını olmaya müsaittirler. Az kıskançtırlar. Kameri erkekte iyi bir aile reisi olmaya kabiliyetlidir. Eşlerini pek seçmedikleri için çoğunlukla kötü bir evlilik yaparlar. Uysal oldukları için iyi bir eş ile mutlu olabilirler. Kamerîlerin bazılarının boyu uzun, dişleri gayet düzgün , güzel ve küçük olur. Bazılarının kısa ve dişleri iri olur. Çoğunlukla dişleri beyazdır. Eğer Ay Zuhal ve Utarit'in tesiriyle karışırsa sahibi tembel, ahmak, avare, hakir, korkak ve deli olur. Bunlar hakir kimselerdir. Kamerîlerin çoğunda görülen ahlak: Zaaf, acizlik, ihanet, acele ve tembelliktir.

Şemsi(Güneş) Tip

bademi yüz hattı doğrulardan oluşmuş bir çehre. Hafif ve kıvrımlı köşeler, kemik ve adalelerin keskinliklerini izale eden hafif ve yumuşak etler. Hafif limon rengine çalan bir beniz, yüz sakin , ağır başlı , alın yüksek ve kemerimsi , gözler tatlı ve aynı zamanda ciddi, göz bebekleri benekli, kirpikler uzun, burun zayıf ve kemerli, çene ince, ağız orta , dudaklar az kalınca ve renkli, çene yuvarlak ve ileri, boy orta, vücut kılsız, kendisine uygun bir endam, böğürleri içeri doğru, kemikli, erkeklerde az çıkmış güzel bir sakal, yüzde az çizgi, ölçülü adımlar, saç kıvırcık, ince rengi, biçimli ve eksilmeyen bir tebessüm . uygun şekilde kasları vardır.

Ahlakları

Güneş yıldızının başlıca vasıfları: kuvvet şiddet, gazap, his ve rikkat, haya iffet, izzet ve zekadır. Bu yıldızın tesiri altında bulunanlar baş olmaya, emretmeğe meyillidir. Büyük aşklara müsait değildirler. Kendileri için yaşarlar.

Onun için iş hayatlarında, dostluklarında, ailede hayli bedbaht olurlar. Kıskançtırlar. Yüksek bir zeka sahibidirler. Her şeyi anlarlar, fakat hiçbir şeyde ihtisas sahibi olamazlar. Evlendiklerinde mutlu edemezler ve mutlu olamazlar. Derin mertebelere erişemezler. Kıskançlık ve şüphelerini sık sık açığa vururlar. Bu histen kurtulamazlar.

Mars

Merih demek: Şecaat, neşat hiddet kızgınlık, kuvvet, inat, ihtiras, sefahat, riyaset demektir. Çoğunlukla büyük askerler bu yıldız mensupları arasından çıkar. Merihlilerin yüzlerinde keskin hatlar, çekik yüz, adalelerin üzerinden zaviye ve köşelerini belli eder şekilde gergin etler, kırmızı yağız çehre, yüz bir kare içine resim edilebilir şekildedir. Çok zinde ve hareketli, genellikle baş küçük , yüksek ve geniş şakaklı alın, kolayca kapanan geniş kirpikler, açık ve cüretkar ve sert bakışlı gözler adalı yanaklar çıkık elmacık kemikleri, kanatları açık burun, alaycı bir ağız, dört köşe bir çene adalı ve kısa bir boyun, geniş omuzlar, ileri çıkık göğüs kuvvetli ve haşin ses, cesaretli yürüyüş, zindelik, irade, düşüncesiz hareketler, çabuk kızan bir mizaç, müsamahasızlık, hoyrat kaba bir mertlik,açık yüreklilik, iri vücut ve bünyesi kuvvetli olur. Saçları kola rengindedir. Dişleri kısa ve alelekser testere şeklindedir. Çok yemek yer, obur, ayyaş ve kavgacı olurlar. Harpte cesur, cefakar, çevik,zeki,atılgan,intikamcı, servete düşkün olurlar.

Ahlakları

Bu yaratılıştaki insanlarda iyilik de fenalık da ihtiras halindedir. Oyunları kavgaya benzer. Aşka düşkündürler. Aynı zamanda cesur ve şiddetlidirler. Büyük , devamlı ve sadakatli aşık olurlar. Gayet kıskançtırlar. Aşkta daima tahakküm etmeye meyilleri vardır.Kendilerini sevdirmeyi bilirler. Fakat ihanetleri hiç affetmezler.Bilhassa ihaneti gördükten sonra daha da haşin ve kaba olurlar.Merih'liler çoğunlukla aşk evliliği yaparlar. Koca ve karılarına ihtirasla bağlanırlar. Bilhassa ailelerine karşı çok düşkün ve kıskançtırlar. Aile hayatları gürültülü geçer.

Çocuklarına karşı da şiddetli sevgi duyarlar. Çoğu zaman çapkınlıktan da kurtulamazlar. İhtiraslı kumarbazlar bu yıldızın tesiri altında doğanlar arasından çıkar.

Madeni bakırdır.

Utarit (Merkür)

Bir beyzi içinde resmedilebilecek derecede armudi bir yüz, yumuşak ve düz etler, buğday ten, narin ve düzgün bir vücut, ince ve nazik adaleler çevik ve maharetli eller, daime yaşından daha genç görünen bir tip, manalı , nafiz, keskin koyu kestane rengi, canlı ve müteharrik gözler, uzunca, zayıf ve büküntülü düz ve ucu sivri bir burun, kanatları ince ve uçları yukarı ağız, ince düzgün ve güzel dudaklar, köşeli şen ve sevimli ses, yumuşaklık, nezaket, sabırsızlık, etrafındakilerle güzel muhabbet ve muaşeret, sevimli ve latifeci, girişimci, büyük zihin açıklığı ve işleyen kurnaz ve keskin zeka, Utaritlilerin boyları uzunca gözleri de çukurcadır. Şen ve bir fenalık düşünmüyorlarsa güler yüzlüdürler. Saçları çok koyu kestane renginde ve kıvırcıktır. Kendileri kibar yapılı, geniş omuzlu ve sağlam vücutludurlar. Bu yıldızın tesirinde doğanlar iyiye yakın oldukları zaman iyi, kötüye yakın oldukları zamında kötü olurlar. Edeplidirler. Anlama ve kavrayışları, nutuk ve açıklama kabiliyeti, temizlik, dikkat, zeka, hüner, hile ve hıyanet bunların özel vasıflarıdır. Utaritler suhuletle yalan söyleyebilirler ve yanlış bir adımdan maharetle kendilerini kurtarabilirle. Cahil olanları gevezedirler. İyi yalancı, hilekar,dır. Büyük hırsızlar bu yıldızın fena tesiri altında yetişenler arasından çıkar. Her türlü iyiliğe kabiliyetli oldukları kadar her türlü kötülüğe de müsait ve kabiliyetli olurlar. Sözleri düzgün olduğu kadar ani benzetmeler ve örnekler getirmeye güçleri yeter.

İstiklali severler. Her türlü ilim ve fenni tahsile güçleri yeter. Çok açık zihinli olurlar sırları keşfetmeye müsaittirler. El işlerinde ehildirler. İstediklerini yapabilirler. Kendilerini sıfırdan en yüksek noktaya kadar yetiştirebilirler. Sanatkar olmaktan çok fen adamıdırlar. Ticarete büyük kabiliyetleri vardır. Kendileri zeki becerikli çeviki şen maharetli, işgüzar oldukları gibi fenne olan yakınlıklarından dolayı iti makinist mühendis vs. teknik adam olabilirler. Bu yıldız mensupları kendilerini herkese sevdirmesini bilirler ve sevdirirler.

Zühre (Venüs)

Zühre yıldızının tabiatı topraktır. Dost yıldızı Ay, düşman yıldızı Zühal'dir. Madeni demirdir.

Bu yıldız altında doğanlarda hatlar yay gibi kavislidir. Vücut balık eti, ten rengi pembemsi beyaz, yüz yuvarlakça bir beyzi içine resmedilebilir. Güzel bir alın, kısa kirpikler, berrak gözler, kısa kaşlar, tatlı ve şehvetli bakışlar, kışkırtıcı gözler, düz ve zarif yürüyüş, latif bir ağız, yüzün kemikleri hiç görünmez, geniş ve çekici kalçalar, dans eder gibi neşe’li şehvetengiz hareketler, daima kaynayan bir vücut. Zühre yıldızının mensupları müşteri yıldızının mensuplarının eşkaline çok fazla benzerlerse de bunlar tatlı esmer olurlar.saçları tatlı siyah, parlak hafif dalgalı, ne uzun nede kısadır. Eğer Zühre şiddetle tesir etmiş ise saçlar kıvırcık ve muntazam, yanaklar da gamzeli olur. Kaşlar keman gibidir. Dudaklar etli ve kırmızıdır. Ağız küçüktür. Dişler beyaz, muntazam ve pek güzeldir. Diş etleri kırmızıdır. Kollar yuvarlak boğaz basık, karın mütenasip , kalçalar biraz kabarıkça, eller ve ayaklar ufaktır..

Zühre mensuplarının kendine has vasıfları

Yumuşaklık, sevdaperverlik, rahat, eğlence ve zevke düşkünlük, güzel bir suret, sevimli bir yüze sahip olmak ve iyi kalpliliktir. Büyük musiki ustaları çoğunlukla Zühre yıldızı arasından çıkarlar. Hüzzam faslı Zühre yıldızından doğar.

Huyları

Bu yıldıza mensup olanlar, haluk, sevimli ve herkese faydalı sözler söyleyen servet ve paraya aşık, kadınlara karşı aşırı zayıf, güler yüzlü, tatlı sözlü, mesut, çalışmaya hevesli, muhabbete sabredemeyen, dans, ziyafet, ve müziği seven insanlardır. Bazılarının tabiatında biraz yalancılık ve mürailik varsa da çok mükemmel sanatkar ve iyi bir müzikseverdir. Bu yıldıza mensup olanlar ilk bakışta şahsi cazibeleri ve sevimlilikleri ile göze çarparlar. Ahbap canlısı, sevimli, tatlı, hassas, muhabbetkâr, şeker gibi insanlardır. Genellikle müsrif olurlar. Asla haset değildirler. her şeyi pembe görürler. Lüksü severler. Parlağı sağlama tercih ederler. Bu yıldıza mensup olanlar nadiren dehaya yükselebilirler. Zühre mensupları aşkta çok makbul kimselerdir. Ekseriya güzel olup sürekli ve derin aşkla sevilirler.Büyüleyici bir cazibeleri vardır. Kendi aşklarında bazen sabit değildirler. Şehvetleri galiptir. Onları sevmek bazen tehlikeli ve felakettir. Evliliklerinde kendileri severek değil sevilerek evlenirler. Karşılıklı muhabbet olduğu taktirde mutlu olurlar. Aksi taktirde bedbaht olurlar ve bedbaht ederler. Her şeyden çok kendilerini düşünürler.

Bu yıldıza mensup bir kadını seven, ondan çok zor ayrılır ve onu daima hasretle, iştiyakla sevgi ile hatırlar.

Zuhal (Satürn)

Çıkıntılı, kırık kırık, keskin zaviyeli köşeli hatlar, yüz dört köşe, alnı keskin ve köşeli, ciddi, kuvvetli, dışarı doğru kemerli ve ucu dışarı doğru burun dar ve sıkı ağız, kemikli elmacıklar, yüksek ve geniş omuz, kubbeli sırt, doğru kalçalar, zayıf fakat iri kemikli vücut, büyük kol ve el, bacak ve ayaklar esmer, kuru bir ten , uzun boy, ağır yürüyüş, başları daima öne eğik, renkleri solgun, yüzleri hüzünlüdür. Ciltleri esmer ve yağlıdır. Kemikler ağır, ses boğuk, başları uzunca, gözleri fersiz, biraz da dumanlı, dişleri siyah ve gayri muntazam, kirpikleri hemen daima birbirine karışık ve çok kere çalı gibidir. Sakal siyah ve seyrek, saçları siyah, donuk ve kalındır. Zühalliler dünyaya ihtiyar ve yorgun gelirler. Nadiren gülerler.

İleri görüşlü ve akıllıdırlar. Açık bir zekaya sahiptirler. Akıllıca nasihat verirler. Teşebbüslerinde o kadar çok cüretkar değildirler. Ağır, ciddi, soğuk turlar. Muhakemesi ağır fakat kuvvetlidir. Az söz söyler, kuvvetli hafızaları vardır. Gizli ilimlere meraklıdırlar. İş ve zahmete sabır ile mukavemet ederler. Gururludurlar. Fikirlerini hislerini gizlerler. Sebatkar, becerikli, karar sahibidirler. Sabırlı ve sessiz olup yalnızlığı severler. Zengin olmayı isterler ziraate hevesleri vardır.

Huyları

Zühalliler nizamı severler, biraz alaycı ve kindar olurlar. Müfrit heyecanlar duymazlar. Mütalayı severler. Uzağı gören, cesur ve çalışkan kimselerdir. Toprağı severler ev inşaatını ağaç dikmeyi resim yapmayı, yeraltında çalışmayı severler. Işıktan kaçarlar. Bütün düşünürler çoğunlukla bu yıldızın mensubudur. Aşkta az fakat iyi severler, aşkları devamlı olur. Kuru flörtte becerikli değildirler. Kıskançlıklarını asla açığa vurmazlar. Kin ve intikamları şiddetli olur. Aşklarına çoğunlukla hissiyat ve muhakeme hakim olur. Kendilerini hiçbir şeye çok fazla kaptırmazlar. Şehvet düşkünüdürler . evlilikte nadiren mutlu olurlar. Kapalı oldukları için sevdikleri tarafından anlaşılmazlar. Soğuk durdukları ve coşkularını hiç göstermedikleri için şiddetli ve derin bir aşkla sevilmezler.

Müşteri (Jüpiter)

Bu yıldızın tesiri altında doğan kimselerin dokuları etli. görünüşleri sıhhatli, kanlı, canlı olurlar.

Yüzü yuvarlak, gövdesi geniş, göğüsleri iri, kafatası mütenasip, alnında iki çıkık şakak kemiği vardır. Gülümseyen gözler, orta uzunlukta etli burun, kapalı büyükçe bir ağız, koyu kırmızı dudaklar, çukurlu, yuvarlak çene, vaktinden evvel saçsız baş, ablak bir yüz, ağır ve sevimli bir ses, vakurane duran bir baş, cüsseli ve kuvvetli, omuzlar geniş, saçlar açık kestane renginde, sakal kumral ve dalgalı olur. Dişleri güzeldir. Öndeki iki dişi enli olur. Gözleri güleç ve nemnaktır. Renk pembe ve beyazdır.

Ahlakları

Zevkperesttirler. Obur olurlar. Endişe ve kederin ne olduğunu bilmezler. Pek genç yaşlarında şişmanlamaya başlarlar. Güler yüzlü ve şen tabiatlıdırlar. Çok konuşurlar. Sevimlidirler, kadınlara taparlar. Kahkaha ile gülerler. Alaycıdırlar. Harisi ikbaldir, sulhçu, dinç, taassub-u diniyyeye maliktir; intizamperver, çalışkandır. Kendisini herkese sevdirmesini bilir. Sözü dinlenir ve tutulur. Amirliği sever. Munistir, iyilik yapmaktan hoşlanır, insaniyetperver, kerim tabiatlı, saffeti kalp -sahibi, zeki, hür düşünür, hürriyeti sever, tedbirli bir insandır. Müşteri yıldızına mensup olanlar her şeyi iyi gören kimselerdir. Ahbap canlısıdırlar. Ahlaka ehemmiyet vermekle beraber şehvetlerinin kurbanıdırlar. Bununla beraber şehvetleri mutedildir, samimi olurlar. Kanunlara, kaidelere, usullere, prensiplere riayet ederler. Dostlarına karşı vefakar olurlar. Aile canlısıdırlar. Bazen atak olurlar. İcabında yalan da söyleyebilirler. Yemeği, içtimaları, şan ve şerefi severler. Aşkta erkek Müşteri tipler kadınlara karşı cemilekârlıkta bulunmayı, onlarla düşüp kalkmayı severler. Kadın Müşteriler de kuru flört düşkünüdürler. Kendilerini daima aşk içinde tasavvur ederler ve böyle olmaktan pek ziyade hoşlanırlar. Mamafih şiddetli aşklar ve ihtiraslar ika edemezler. Aşk ve muhabbetleri daima usul ve kaideler riayet ettiklerinden tehlikesizdir.

Aşklarında devamlı ve vefakârdırlar. Fakat her şeyi daima olduğundan fazla görür ve gösterirler. Zarafet ve kibarlığa büyük ehemmiyet verirler, izdivaç hayatlarında iyi bir zevç veya zevce olurlar. Daima aldanmaya ve aldatmaya muhtaçtırlar. Muhabbetleri derin değil, fakat süreklidir. Kolayca memnun ve kolayca mahzun olurlar. Fakat ekseriya mesut bir yuva kurarlar. Kendileri kıskanç olmakla beraber kıskançlıkları asla tehlikeli değildir.

Yıldızlar

Yıldızlar, Gezegenler, Planet, Planets, Stars

Yıldızlar

Aşağıdaki gezegenlerin hepsinin günlük hayatımızda önemli bir yeri vardır. Her burcun kendi yöneticisi olan bir gezegeni vardır. Ayrıca tüm gezegenler diğer burçlardan geçiş yaparken belirli özellikler verirler.

Ay

Ay, en derin duygularınızı, karakterinizin ince detaylarını, içgüdünüzü, duygusallığınızı, sezgilerinizi ve tepkilerinizi yönetir. Aynı zamanda mahrem ev hayatınızı ve ailevi koşulları yönetir. Ay dişi bir enerji olduğundan annenizi, onu nasıl algıladığınızı, ayrıca hayatınızda önemli yeri olan diğer kadınları ve eğer erkekseniz karınızı ve kız arkadaşınızı yönetir. Kadın veya erkek tüm okuyucuların Ay’ı büyükanneyi ya da kadın patronu yönetecektir. Eğer kadınsanız, Ay tam olarak sizi tarif edecektir.

Eğer Güneş sizin hayatta gittiğiniz yeri temsil ediyorsa, Ay da nereden geldiğinizi temsil eder. Ay sizin geçmişinizi, altyapınızı, köklerinizi ve duygusal gelişiminizi yönetir. Güçlü ve iyi bir yerleşime sahip Ay, size güçlü bir hafıza verecektir. Kendi duygularınıza ulaşabilme yeteneğiniz Ay’ın diğer gezegenlerle yaptığı açılarla anlaşılır.

Özellikle kadınsanız yıldız haritanızdaki Ay’ın çevresindeki etkiler sağlığınızla ilgili ipuçları verebilir. Daha önce belirtildiği gibi, sağlıkla ilgili bir konuya mutlaka Güneş de dahil olacaktır. Altıncı sağlık evinizin yanı sıra, yükselen burcunuz da – doğduğunuz an Dünya’nın doğu ufkunda yer alan burç –dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktadır. Sağlık karmaşık bir kavramdır onun için sadece tek bir gezegen ya da eve bağlı kalamayız.

Ay’ın Zodyak’ın etrafındaki yörüngesi yaklaşık yirmi sekiz gün sürer ve her ay, her burçta iki ya da üç gün kalır.

Ay’ın göründüğü alanla bağlantılı olarak, hayatınızın farklı alanlarında yeni başlangıçlar için fırsatlar hazırlamak ve çeşitli yatırımların kazancını toplamak gibi başka bir fonksiyonu daha vardır. Her ay bir yeniay doğar ve horoskopunuzda düştüğü alana göre hangi alanlarda yeni başlangıçlar yapmanın avantajlı olduğunu gösterir.

Her ay, yeniaydan iki hafta sonra bir de dolunay oluşur. Dolunayın yıldız haritanızda düştüğü yere göre, bu alan daha önceki eylemlerinizin sonuçlarını gördüğünüz ya da faydalarını hasat ettiğiniz alan olacaktır. Kontrast olarak, tutulmalar turbo yakıtlı yeniay ya da dolunay gibi hareket ederler ve eğer tutulma haritanızda bir gezegene dokunuyorsa, büyük değişimler yaratırlar. Ay Yengeç burcunu, mide, göğüs ve tabii ki ay ışığını yönetir. Haftanın günlerinden pazartesiyi yönetir.

Güneş

Hemen hemen herkes “Güneş burcu” deyimini duymuştur. O nedenle Güneş’in özelliği nedir ki, astrolojide bu kadar güçlü bir rolü var diye aklınızdan geçirmiş olabilirsiniz. Cevabı ise doğada; Güneş, güneş sisteminin merkezi olduğundan yıldız haritalarımızda da aynı şekilde büyük bir rol üstlenmelidir. Güneş, kim olduğumuzun ve aynı zamanda kim olabileceğimizin özü ve çekirdeğini gösterir.

Astroloji evrenin matematiği üzerine kuruludur. Astrologlar, doğanın sembolizmasını ve gezegen yörüngelerinin spesifik geometrilerini inceleyerek hayatın gerçek kaynağını daha iyi anlayabileceğimizi hissederler.

Eğer Güneş aniden tükenirse, Dünya üzerindeki yaşam da anında sona erecektir, bunu anlamak hem dehşet verici ama aynı zamanda hayranlık uyandıran bir şeydir. Tüm yaşayan canlılar çaresizce Güneş’in hayat veren ısısına muhtaçtır. Neyse ki, Güneş’in yakınlarda tükeneceğine dair bir kanıt yok, bu gerçekle rahatlayabiliriz!

Şimdi Güneş’in haritada neyi yönettiğine bakalım.

Doğum haritanızdaki Güneş sizin irade gücünüzü, gururunuzu, hırsınızı ve kararlılığınızı yansıtır. Bu nitelikler hayatınız boyunca iniş çıkışlar gösterebilir, o nedenle astrologlar doğum haritanızdaki içsel özelliklere bakar ve değişimleri ilerletilmiş harita ve güneş haritası dönüşü gibi başka yollarla gözlemlemeye devam ederler. Bunlar ileri tekniklerdir ama şimdilik astrolojik yöntemlerin bireyin olgunluk ve büyümesini izlediğini söylemekle yetinelim.

Güneş bir astrologa sizin için gerçekten neyin önemli olduğunun ipuçlarını verecektir. Kariyeriniz ya da toplum adına yaptığınız işler karşılığında nasıl tanınacağınızı ve ününüz hakkında işaretler verir. Güneş, yaratıcı kapasitenizi ve yaratıcılığınızı en iyi nasıl ifade edeceğinizi gösterebilir. Astrolojide hiçbir şey önceden belirlenmiş veya kader değildir ama Güneş’in pozisyonu ve düştüğü burç geliştirmeye karar verdiğiniz yetenekleriniz hakkında ipuçları verir.

Güneş egonuzu ve özgüven seviyenizi sembolize eder. Güneş’in pozisyonu kendinizi nasıl gördüğünüzü ve aynı zamanda başkalarının sizi nasıl görmesini istediğinizi ortaya çıkarabilir. Daha da ileri giderek, Güneş ayrıca siz öyle isteseniz de istemeseniz de, başkalarının gerçekten sizi nasıl gördüğünü yansıtır! Aslında astrolojide sizin bu üç ayrı görünüşünüzün hepsini birden görmenin yolları vardır.

Dünyadan bakıldığı zaman, Güneş evrendeki en parlak yıldızdır. Güneş’in yıldız haritanızdaki pozisyonu hayatın en çok neresinde “parlayacağınızı” gösterir. Örneğin, eğer doğum anında Güneş’iniz beşinci yaratıcılık evinizde bulunuyorsa, kendinizi güçlü bir şekilde ifade etme yeteneğiyle doğmuş oluyorsunuz. Eğer bu yeteneğinizi düzgün olarak geliştirirseniz, yaratıcı fikirleriniz size ün ve büyük olasılıkla parasal ödül getirecektir.

Eğer Güneş’iniz yüksek eğitim ve yabancı ülkelere yapılan seyahatleri yöneten dokuzuncu evinizde ise, yüksek lisans yapmaya (ya da birden fazla derece) hevesli olabilir ve başka diğer olasılıkların yanı sıra hayatınız boyunca yabancı ülkelere seyahat etmek için pek çok fırsatla karşılaşabilirsiniz.

Güneş’i dördüncü aile ve yuva evinde olan biri, aile birimine büyük önem verir ve sevgi ve ilgi dolu bir aile ortamı yaratmada çok becerikli olabilir.

Size bir fikir verebilmek için bu üç örneği çok basite indirgedim ve genelleştirdim. Eğer gerçekten bir yıldız haritası yorumluyorsanız, daha kesin bir tablo çıkarmak için Güneş’in diğer gezegenlerle nasıl açılar yaptığına (ya da başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, nasıl iletişim kurduğuna) bakmanız gerekir.

Güneş, güneş sisteminin kralı olarak, erkek otorite figürleriyle ya da hayatınızdaki baskın erkek karakterleriyle yaşadığınız zorlukları ya da aranızdaki yardımlaşmayı gösterir. Babanız, patronunuz ya da bir müşteriniz Güneş tarafından tanımlanacaktır. Eğer kadınsanız, erkek arkadaşınız ya da kocanız da Güneş tarafından temsil edilecektir. Eğer erkekseniz, Güneş babanız ya da erkek patronunuz gibi baskın erkek karakterleri temsil etse bile dış görünüşünüzü daha fazla vurgulayacaktır. Daha sonra göreceğiniz gibi kadın ya da erkek olun fark etmez, Ay ise hayatınızdaki önemli kadınlara işaret eder.

Güneş, gün ışığını yönetir ve aynı zamanda dokunduğu herhangi bir gezegenin özelliğini artırır. Örneğin eğer Güneş ve Jüpiter’in yörüngeleri çok yakınsa, Jüpiter’in iyiliği aydınlanacak ve Güneş’in varlığı sayesinde çok daha belirgin olacaktır. Güneş’in besleyici ışığı altında, Jüpiter’in güçleri ve bunun yanında faydası artar. Bu sadece doğum haritaları açısından değil ama sene boyunca da geçerlidir. Jüpiter uzaydaki yolculuğu sırasında diğer gezegenlere dokunur ve her gezegene güçlü ve can veren sıcaklığını ve ışığını yayar. (O nedenle, Jüpiter ve Güneş kavuşumunun olduğu günü senenin en şanslı günü olarak seçerim.)

Güneş Zodyak’ın on iki takım yıldızını (ya da burcunu) bir senede dolaşır.

Güneş vücudunuzda kalbin ve aynı zamanda omuriliğin koruyucusudur. Aslan burcunun yöneticisidir. Ayrıca Güneş pazar gününü yönetir.

Jüpiter

Jüpiter neşeli, kısmetli, mutluluk, büyüme ve iyi şans gezegeni olarak bilinir. Aslında Jüpiter dokunduğu her şeyi genişletir. Jüpiter uzak görüş, inanç, iyimserlik, sadakat, özgüven ve bilgelik getirir. Bu finansal bir gezegendir, onun için Jüpiter’in yerleşimi iyi bir konumdaysa büyük bir servet getirebilir. Ayrıca inanılmaz şifa gücü, sağlık ve egzersizle elde edilen olumlu gelişmelerle bağdaştırılır.

Jüpiter uzay ve zaman içinde seyahat ederken nereye gitse, bu mucizeler gezegeni ziyaret ettiği evlere fırsatlar ve yararlar getirir. Jüpiter büyük ve geniş düşünmeniz için sizi cesaretlendirir. Bir Jüpiter ziyareti sonrasında kayda değer biçimde iyimserleşmek çok rastlanan bir durumdur.

Güneş sistemindeki bütün gezegenleri toplayın ve bir araya getirin. Jüpiter ile karşılaştırıldığında, Jüpiter fiziksel olarak bütün hepsinin toplamından büyüktür. (Güneş’i dışarıda bırakmanız gerekir zira Güneş gezegen değil yıldızdır ve çok büyüktür.)

Jüpiter, ziyaret ettiği evle ilgili alanlarda felsefe yapmamıza ve daha yüksek anlam ya da amaç bulmamıza izin verir. Çeşitli etik ve ahlaki kavramları incelememiz, felsefe yapmamız ve adalete ihtiyaç olup olmadığını araştırmamız için bizi teşvik eder. Ayrıca geniş ve dengeli üniversite eğitimi almanın değerini vurgular. Jüpiter burcunuzu ziyaret ettiği dönemler uzak yerlere seyahatler yapmak için harika bir zaman olarak kabul edilir ve önemli büyük bir yolculuk gerçekleşebilir.

Jüpiter Yay burcunun doğal yöneticisidir ve “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” klasik idealinin tipik bir örneğidir. Tıbbi astrolojide bu gezegen karaciğeri, kanı, damarları, kalça ve baldırları yönetir.

Mars

Mars Zodyak’taki diğer gezegen ve evleri enerjilendiren bir gezegendir. Agresif, girişken, iddialı, güçlü, enerjik, öncü ve cüretkar bir gezegendir. Mars sizi “ortaya çıkarır” ve hayır cevabını kabul etmemeniz için destek olur. Çok rekabetçi duygular verir, o yüzden eğer iyi bir yerleşimi olan Mars’a sahipseniz her yarışı kazanmadan asla tatmin olmazsınız – sonuç olarak büyük olasılıkla galip gelirsiniz!

Kızıl Gezegen seksten, savaşa kadar erkeksi unsurların tümünü yönetir. Savaşçı gezegen olarak bilinen Mars cesareti, tutkusu, kuvveti ve dayanıklılığı ile tanınır. Yıldız haritanızda Mars uyumlu olduğu zaman rakiplerinizi alt etmenize yardımcı olur.

Mars tüm keskin aletleri, ateş ve patlayıcı maddeleri simgeler. Mars’ın dayanıklılık ve azim gereken her türlü girişimde size yardımcı olabilmesi için uyumlu bir yerleşimde olması gerekir. Mars’ın pozitif ışınlarını aldığınız zaman, her türlü zor koşulda hayatta kalmanızı ve daha sonra zafer kazanmanızı sağlayacak içgüdülere sahip olacaksınız. Mars, en zor şartlarda bile ilerlemek için gereken azim ve iradeyi bulmanıza izin verir.

Eğer Mars fazla enerjikse çok fazla öfke yaşayabilir, duygusal bir patlama hatta eğer dikkatli olmazsanız kaza geçirme tehlikesi içinde olabilirsiniz. Tıbbi astrolojide sert açı yapan Mars ağrı, yüksek ateş ya da iltihaplanmaya neden olabilir. İyi konumlanmış bir Mars, bulunduğunuz her girişimde enerji ve heves getirecektir. Mars bir burcu turlarken inanılmaz yoğunlukta harekete geçme dürtüsü verir ve zaten bu kitapta sene içinde (eğer yaşayacaksanız) bu durumu ne zaman yaşayacağınızı belirteceğim.

Zodyak’ın etrafını dolaşması iki sene sürer ve her burçta altı ya da yedi hafta kalır. O nedenle, Mars’ı burcumuzda ağırlama zevkini iki senede bir yaşarız. Eğer bir burçta geri giderse, o zaman yedi ya da sekiz ay kalabilir. Mars Koç burcunun doğal yöneticisi, Akrep burcunun ise yardımcı yöneticisidir. Haftanın günlerinden salıyı yönettiği kabul edilir.

Merkür

Romalılar bu küçük, hızlı hareket eden gezegeni “Tanrıların Habercisi” olarak adlandırdılar. Mitolojiye göre Merkür’ün cennet, cehennem ve Dünya arasında istediği gibi seyahat etmesine izin verildi çünkü çok zekiydi ve Jüpiter onun diğer tanrıları iyi bir şekilde temsil edeceğini düşünüyordu. Bu radikal bir şey sayılırdı, zira tüm diğerlerinin – örneğin Neptün, Venüs ve Mars’ın – gidecekleri yerler çok kısıtlıydı. Bugün Merkür hayatın diğer önemli bölümlerinin yanında seyahati yönetir.

Spesifik olarak Merkür duygusal olmayan, rasyonel ve objektif düşünceyi temsil eder. Merkür'ün bir ev ve burçtaki konumu, kişinin düşünce tarzını gösterir. Çok hızlı hareket eden Merkür esnektir, kolay adapte olur ve uyum sağlar.

Merkür’ün en önemli görevi bilginin yayılmasına yardımcı olmaktır, o nedenle algı, dil, yazı, redaksiyon, araştırma, konuşma ve öğrenmeyi yönetir. Aynı zamanda telekomünikasyon, hesaplama, bilgisayar yazılımı, elektronik donanımlar, posta servisi, nakliye, kurye ve her çeşit ulaşımı yönetir. Bu gezegenin günlük hayatın işleyişiyle ilgili çok fazla sorumluluğu vardır.

Merkür geri gittiği zaman bilgiler karışır, karmaşa ve unutkanlıklar ortaya çıkar. Bu etki evrenseldir ve burcu ne olursa olsun herkes tarafından fark edilen etkilerden biridir. (Yine de, İkizler ve Başak burçları Merkür tarafından yönetildiğinden etkisini biraz daha güçlü hissedebilirler.) Merkür gerileme dönemleri anlaşma imzalamak, hassas bilgilere ulaşmak ya da önemli kararlar vermek için uygun zamanlar değildir. Bu kitapta, bu fenomenle ilgili apayrı bir bölüm var.

Merkür'ün yıldız haritanızda bulunduğu ev ve burç zihinsel aktivitenizi gösterir ve ayrıca bilgiyi nasıl algıladığınızı, topladığınızı ve dağıttığınızı söyler.

Merkür harita, mektup, seyahat planları, randevular, yollar, taşıt, reklam, yayımcılık, satış, tanıtım ve halkla ilişkileri yönetir.

Merkür kız ve erkek kardeşleri kapsayan üçüncü evinizi yönettiğinden aynı zamanda kardeşlerinizi de yönetir. Üçüncü evin yöneticisi İkizler’in, ikizi – bir kardeşi vardır.

Merkür İkizler ve Başak burçlarını yönetir. Her burçta iki ya da üç hafta geçirir ama senede üç ya da dört kez geri gittiği zaman, bir burçta on hafta kadar kalabilir. Güneş’ten hiçbir zaman fazla uzakta değildir ve Zodyak’taki turunu yaklaşık bir senede tamamlar. Merkür’ün yönettiği gün çarşambadır.

Neptün

Neptün esin gezegenidir. Venüs’ün ileri seviyedeki hali olan Neptün güzellik kavramını daha yüksek ve spiritüel seviyeye getirir. Rüyalar, hayaller, bilinçaltı, yanılsama, fantezi, sihirli ve büyüleyici her şeyin yöneticisidir.

Neptün, sezgileri güçlendirir ve derin merhameti öğretir. Çoğu zaman sırf iyilik olsun diye ya da başka birini sevdiğimizden kendi ihtiyaçlarımızdan fedakarlık yapmamızı ister.

Neptün dokunduğu herhangi bir gezegeni arındırır, temizler ve saflaştırır. Bu gezegenin kabalığa hiç tahammülü yoktur. Son derece duyarlı olan Neptün, inceliklerin farkına varmamız için bizi rafineleştirir ve içimizdeki sanatçı yönü ortaya çıkarır. Fotoğraf, film, bale, dans, müzik, resim ve şiir gibi tüm görsel iletişim sanatlarını yönetir.

Neptün aynı zamanda denizi ve suyun her formdaki halini temsil eder. Yağmur, buz ve tüm sıvıları ve alkollü olanlar dahil her çeşit içeceği yönetir. Neptün aynı zamanda ilaçları ve uyuşturucu maddeleri yönetir – hem bize zarar verenleri, hem de iyileşmemizi sağlayanları.

Neptün Sis Gezegeni olarak bilinir. Günlük hayatın gerçeklerinden kaçmamız, hayaller ve ideallerle dolu bir dünyaya girmemiz için bizi teşvik eder. Sınırları aşmamız ve her türlü kısıtlanmayı reddetmemiz için bizi zorlar.

Ama Neptün gerçeği saptırdığı ve algımızı bulanıklaştırdığı için bazen durumları karmaşık hale getirir ve gerçeği anlamamızı zorlaştırır. Neptün kendimizi kandırmamıza ya da başkaları tarafından kandırılmamıza, yanlış anlamamıza ya da yanlış anlaşılmamıza sebep olur. Göz kamaştıran ve ihtişamlı olan şeyleri temsil eder ama Neptün’ün görüşlerinin hepsinin gerçekçi olmadığını aklınızda tutmalısınız. Katı gerçekleri önümüze koymak Satürn'ün görevidir. Neptün’ün görevi bize esin kaynağı olmaktır ve o da bunu çok iyi başarır.

Neptün Balık burcunun yöneticisidir. Zodyak’ı turlaması 146 yıl sürer ve her burçta ortalama on dört yıl kalır.

Plüton

Pluto, dönüşümü yönetir ve küllerinden doğan Zümrüdüaka Kuşu tarafından sembolize edilir. Yeniden doğuşun gezegeni olarak, sonsuz başlangıçlar ve bitişler döngüsü içinde hayatta kalma eylemini yönetir. Pluto değişim sürecinde katalizör rolünü oynar: metamorfoz yaratma gücü inanılmazdır. Hepimiz hayatımızdaki bazı durumlar, kişiler ya da sahip olduğumuz bazı şeyler olmadan asla yaşayamayacağımızı hissederiz – en azından Pluto gelip bu unsuru hayatımızdan çıkarana kadar! Ondan sonra tahmin ettiğimizden çok daha güçlü olduğumuzu keşfederiz. Belki acı çekeriz ama o kişi ya da nesne olmadan ayakta kalabildiğimizi öğreniriz

Yıldız haritanızda aktif olduğu zaman, bu gezegen her türlü zorluğun üstesinden gelmenize yardımcı olur. Pluto dokunduğu herhangi bir gezegen veya eve yoğunluk verir ve güçlendirir. Aynı zamanda saplantılı davranışları, krizleri ve hatta tabuları yönetir. Eğer yıldız haritasında zayıf bir konumdaysa, Pluto’nun karanlık işlerle bağlantısı olabilir.

Pluto değiştirir, atar, tamir eder, canlandırır, yeniden başlatır ve dokunduğu her şeyi tamamen yeniler. Şifa bulmanıza ve kendinizi yenilemenize yardımcı olmak için ihtiyacınız olmayanı atmanıza yardımcı olur – hatta sağlık açısından bile, örneğin doktor bir tümörü ameliyat ile aldığı zaman. Bilinçaltı motivasyonlarınızı, aynı zamanda doğruyu yanlıştan ayırmanıza yardım eden bilincinizi yönetir.

Bu gezegen, enerji dönüşümünün en üst seviyesi olan yaşam ve ölüm gibi temel konularla ilgilidir. Pluto’nun yönettiği alanlara sırlar, gizli görevler ve stratejik planlama gibi saklı, gömülü ya da görünmeyen her şey dahildir. Pluto’nun bitki ve ağaçların köklerini yönettiğini bilmek yararlı olabilir – gözle görülmeyen derinlere inen kökler. Gizlenmiş herhangi bir şeyi ortaya çıkarmak ve çözmek onun görevidir.

Son olarak Pluto, büyük çapta uluslararası şirketleri, insan kitlelerini ve aynı zamanda devlet ve devletle ilgili işleri yönetir

Pluto Zodyak etrafındaki turunu 246 yılda tamamlar ve bir burçta on bir yıldan, otuz iki yıla kadar kalır. Pluto Akrep burcunun yöneticisidir.

Satürn

Satürn konsantrasyon, kalıcılık, somut sonuçlar, kararlılık, hırs ve verimlilik gezegenidir. Satürn, değerli şeylerin ancak detaylara çok dikkat ederek, azim, bağlılık ve kararlılıkla elde edildiğini öğretir.

Bu görev gezegeni aynı zamanda tedbirli olmayı, gecikmeyi, kısıtlanmayı, eksilmeyi, daralmayı, sorumluluğu, kural ve uygulamaları, acıyı, korkuyu, otoriteyi, disiplini, kontrolü ve yadsımayı yönetir.

Satürn hata arar, hatayı bulduktan sonra problemi çözmek için yerimizden kalkıp harekete geçene kadar o alanlarda baskı uygular. Üzerimizdeki uyuşukluğu atmamızda hiçbir gezegen Satürn kadar etkili olamaz. Satürn, çare bulmamız için acının kaynağına konsantre olmamızı sağlar. Onun derslerini asla görmezlikten gelemezsiniz. Satürn ciddi, pratik ve gerçekçi olmanın, aynı zamanda ekonomik, tutumlu ve tutucu olmanın değerini öğretir.

Hemen yüzünüzü ekşitmeden önce şunu düşünün: Satürn olmasaydı, hayatta ilerleyemez ve gelişemezdik. Maddi bir dünyada yaşıyoruz ve Satürn bu gerçekle yüzleşmemiz için bizi zorlar. Satürn olmadan hiçbir standart, kontrol, sağduyu ve altyapıya sahip olamazdık – sadece kaos olurdu.

Hayatım boyunca elde ettiğim en büyük başarıların Satürn ziyareti sırasında gerçekleştiğini gördüm. Gördüğüm diğer yıldız haritalarını da değerlendirdiğim zaman, aynı şeyin sizin için de gerçek olması gerektiğini söyleyebilirim. Satürn’ün Güneş’e kavuşum yapması tüm Satürn etkileri içinde en zor olanı olarak kabul edilir. 1995’de Web sitem Astrology Zone’yi kurduğum zaman yıldız haritamda aynı etki vardı. Satürn yıldız haritanızda aktif olduğu zaman, başlanılan girişimler çok başarılı olabilir zira çok çalışmaya gönüllüsünüzdür ve yaptığınız işe kendinizi adarsınız. Bu nedenle işinizin gelecekte de devam etmesini sağlayan çok derin ve sağlam temeller atmış olursunuz.

Satürn bizi ensemizden yakalar ve en korktuğumuz şeyle yüzleşmeye zorlar. Satürn yıldız haritanızda belirli bir noktaya dokunduğu zaman, o alanda bir çeşit yavaşlama veya duraksama yaşarız. Satürn soğuk ve buz gibidir. Bu gezegenin aynı zamanda ağır ve kasvetli bir etki getirdiği kabul edilir. Yine de Satürn’ün bu yaptıklarının iyi bir nedeni vardır – dikkatinizi çekmek amacıyla bunları yapar. Satürn öğretici gezegendir ve olgunlaşmamıza yardımcı olur; sabır ve fedakarlığın değerini, aynı zamanda sorumluluk almanın ve güvenilir olmanın gerekliliğini öğretir.

Satürn Oğlak burcunun yöneticisidir. İnsan vücudundaki diş ve kemiklerden, bir şirketin hiyerarşik düzenine, bir gökdelenin çelik konstrüksüyonuna kadar yaşamda hemen hemen her şeyin temel yapısını ve kaynağını yönetir. Bu gezegen geçmişte kalan değerleri yönettiğinden tarihi, sanatsal ve arkeolojik objeleri de kapsar.

Satürn Zodyak’ın çevresini yirmi dokuz senede turlar ve her burçta iki buçuk sene kalır.

Uranüs

Uranüs sürprizleri ve beklenmedik olayları yönetir. Aynı zamanda geleceği, yeni buluşları, henüz keşfedilmemiş ve hayal edilmemiş olanlar dahil yeni teknolojiyi yönetir. Aslında Uranüs saf dehayı yönetir. Aynı zamanda elektrik ve tüm elektroniklerle ilgilidir.

Yenilikçi, ne yapacağı önceden kestirilemeyen, becerikli, hayal gücü geniş, kendine özgü ve deneyime açıktır. Uranüs yeni olan her şeyin ve bilimsel buluşların gezegenidir. Uranüs’ün görevi kuralları yıkmak, oturmuş yapıları ve alışkanlıkları ani radikal değişimlerle bir anda yok etmektir. Uranüs birden harekete geçer ve Büyük Uyandırıcı olarak adlandırılır.

Uranüs isyan etmek, bağımsız olmak ve hatta şok yaratmak için güçlü dürtüler verir. Heyecanlı ve özgürleştiren Uranüs, geçerliliği kalmamış ya da geleneksel olan her şeyi altüst edecektir.

Uranüs hızlı bir şekilde bağımsızlık getiren sonuçlar üretir. Evrensel gerçeği ararken gerçek verileri ve içgüdüyü birleştirir. Uranüs akılcı Merkür’ün ileri seviyedeki hali olarak kabul edilir ve duygusal yönü zayıf, hayli objektif ve akılcıdır. Merkür verileri birleştirmenize yardımcı olurken, Uranüs ise onları yeni bir yolla sentez yapar ve orijinal bir şey meydana getirir. Yıldız haritalarında Uranüs’ün etkisi güçlü olanlar, kendi alanlarında öncülük yaparlar.

Uranüs sosyal değişimleri sağlar, ayrıca sosyal adaleti, insani ve çevreyle ilgili konuları düzenler. Uranüs Kova burcunun yöneticisidir. Son olarak, Uranüs astrolojiyi yönetir.

Bu gezegen her burçta yedi sene kalır ve Zodyak çevresindeki turunu 84 yılda tamamlar.

Venüs

Venüs sevgiyi, gönlünüzü, aşk hayatınızı ve zevk aldığınız şeyleri yönetir. Bu dişi gezegen aynı zamanda, hediyeleri, güzellik, süs, moda ve sanatı yönetir. Venüs bir yıldız haritasında aynı zamanda “kadınların ilgi alanları ya da kadınlardan destek” olarak okunabilir. (Mars erkek karşılığı olacaktır.) Zerafet gezegeni Venüs, dünyayı daha çekici ve eğlenceli hale getirir. Venüs ile ilgili herkesi şaşırtan bir özellik daha vardır: Bir yıldız haritasında Venüs’ün yerleşimi, finansal açıdan güçlü bir avantaj, ödül ve maddi kazanç olasılığını da getirir.

Venüs güzel olarak kabul edilen her şeyi kapsar. Harika müzikler dinlemek, güzel yemekler yemek, hoş bir parfümden zevk almak, kaliteli bir şişe şarabın tadını çıkartmak ya da bir sanat sergisi gezmek için fırsatlar yaratır. Venüs sevgilinizi baştan çıkarmanıza ya da tensel deneyimler yaşamanıza yardım eder. Venüs olmasa idi dünya çok tatsız bir yer olurdu!

Venüs cazibeli, çekici ve açıktır ama hiçbir zaman agresif değildir. (Agresiflik Venüs’ün kozmik sevgilisi Mars’a ait bir özelliktir, birlikte harika bir çift olurlar!) Venüs isteklerini kaba kuvvet yerine, cazibesini kullanarak elde eder. Bazıları bu gezegenin zevklerine fazla düşkün olduğunu düşünürler, zira Venüs’ün etik ya da ahlâka fazla önem vermediği doğrudur. Bu görev, başka diğer şeylerin yanında adalet ve felsefeyi yöneten Jüpiter’e aittir. Bu tip eylemlerin yaratacağı sonuçları düşünmek ise karma ile ilgisi olan Satürn’e, kalmıştır. Gerçekleri ve verileri objektif bir şekilde analiz etmek Merkür’ün işidir. Diğer yanda Venüs sadece eğlenmek ister, o yüzden diğer gezegenlerin Venüs’ün aşırıya kaçmamıza neden olmasını engellemek için var olduklarını zannediyorum.

Merkür gibi Venüs de Güneş’e çok yakındır. Gerilemediği zamanlar bir burçta yaklaşık iki ya da üç hafta kalır; gerilediği zamanlarda ise beş ay kadar uzun bir süre kalabilir. Bu gezegen on iki burç etrafındaki turunu on hafta ile on iki hafta arasında tamamlar, bu süre geri gittiği zamanlarda uzayabilir. Venüs, Boğa ve Terazi burçlarının doğal yöneticisidir. Haftanın günlerinden cumayı yönetir.

Vedik Astroloji Nedir?


Vedik Astroloji Nedir?

Vedik Astroloji

Merih Akalın

Jyotish veya Vedik (Hint) Astroloji nedir?

Vedik astroloji - Jyotish Tanrı'nın bir armağanı olup Vedik kültürün bir parçasıdır. Jyotish, Jyoti 'ışık'; sh ise 'en yüce' demektir ve "en yüce ışığın bilgisi" anlamına gelir.

Vedaların Vedanga bölümünün en sonuncusu 'her şeyi bilen' kısmıdır. Veda 'kutsal kitap', anga ise 'kol, bacak' anlamına gelir. Vedanga, vücudu çalıştıran kol, bacak gibi Vedaların yorumunu yapan bölümdür.

Vedalar evreni aralıksız yöneten, onu mutlak bir düzen ve uyum içinde sürekli kılan evrenin zekasının bilgisidir. Dinler üstü, Mutlak'ın, Yaratılış'ın bilgisidir. Kendi içlerinde tamamen uyanık olan Rishi'ler, yani bilgeler bu varlık alanına tümüyle açıktırlar. Saf varlık yani mutlak ile tamamen özdeşleşmiş olan Rishi'ler, Veda'nın seslerinin kendiliğinden bilinçlerinin sınırsız okyanusunda yükseldiğini hissederler.İçe doğan bu sesleri, insanlığın tarihi boyunca Veda edebiyatı metinlerine kaydetmişler, aynı zamanda bütün dünyanın bunun keyfini çıkarması ve yararlanması için Veda bilgelerinin sözlerini, daha yazılmadan ağızdan ağza kuşaklara aktarmışlardır. Bunlar, Mantralar halinde şiir, nesir ve şarkı formunda ifade edilmiş Samhitalar, yani derlemelerdir. Mahabharata, Bhagavad-Gita, Rig Veda (Aitereya-Brahman-evrenin bilgisi), Upanishadlar, Vedik kültürün ve Vedik Astroloji'nin başlıca kaynaklarıdır.

Vedik astroloji ruhun yolculuğunu anlatır. Bireyin kozmik hayatı nasıl teneffüs ettiğini, devamlı evrimleşen bireyin aslında devamlı genişleyen evrenin bire bir kopyası olduğunu,
mikro kozmosun nasıl makro kozmosla tamamen aynı olduğunu, sonsuzluğun nasıl sadece bir nokta içinde canlı olduğunu, ölümsüzlüğün nasıl gelişimin gerçeği olduğunu, tüm evrenin yapısını anlatır.

Vedik Astroloji, Karma felsefesine dayanır. Karma felsefesi, basit bir etki tepki felsefesidir: "Ne ekersen onu biçersin". Enerjinin sakınımı ilkesi, karma kuramını desteklemektedir. Kişinin yaptığı her faaliyetin o kişiye geri dönen etkileri ya da sonuçları olur.

Karma terimi, yani hareket, eylem ya da eylemin gücü, eylem veya deneyimin izlenimi gibi çeşitli anlamlara gelebilir.

Batı'da ise genelde kötü hareket veya kötü hareketin sonuçları ile ilişkilendirilmektedir. Aslında Karma sözcüğü iyi veya kötü bir anlam taşımaz, eylem veya faaliyeti ile ilişkilidir. İyi karma, iyi hareket, kötü karma kötü hareket anlamına gelir, karma eylem anlamındadır. Örneğin, düşünme süreci, düşünme eyleminin icraatıdır. Aynı şekilde konuşmalarımız, hareketlerimiz, davranışlarımız hareketin farklı düzeyleridir.

Havuza bir taş attığınızda batar ama yüzeyde dalgalar bırakır. Dalgalar kıyıya ulaşıncaya kadar yayılır, kıyıdaki kum parçacıklarına çarparak onları öteye iter, onları geriye, havuza çeken bir etki bırakır. Etki her yerdedir. Havuzda ve kıyıda her tarafta görülür. Eylem, onu yapanı ya da çevresini işte bu şekilde etkiler. Bir eylemin sonuçları, nerede olursa olsun, binlerce yıl içinde bile olsa, onu yapana mutlaka geri ulaşır.

Tamamlanmamış eylemler bu hayata taşınır. Karma bir seçimdir, bir ceza değildir.Bir kader ile doğuyoruz ve bunu deneyimlemek zorundayız. Bu karma hem iyi hem kötü olabilir. Sonuç olarak Vedik astroloji özel şahsi karmalar ve yüzleşeceğimiz olaylar ile ilgilenir. Kasten seçeceğimiz doğrular, sadece bu hayatı geliştirmekle kalmayıp ileri taşınacak olan kötü karmayı da önler, bilincimizi yükseltir.

Kendimizi tanımak, gelecek tehlikeleri önlemek, ruhun amacına yönelmek ancak Vedik astroloji yani Jyotish, en yüce ışığın bilgisi ile gerçekleşir. Vedik astroloji kutsal olanın dilidir. Tanrıyla konuşmanın yoludur. Bizler hakkında her şeyi açığa çıkaran karmaşık kodlanmış mesajlardır, kutsal şifredir. Jyotish veya Vedik astroloji geçmişi, şimdiki zamanı bilmemize ve gelecekle ilgili eğilimleri saptamamıza yardımcı olur. Kesin hesaplara dayanan bu bilime 'Veda Matematiği' de denir.

Jyotish'de geleceği öngörmek için yapılan matematiksel hesapların sonucunda, horoskop (doğum haritası) çizilir ve yorumlanır. Doğum haritası insan için çıkarılabileceği gibi, bir hayvan veya bir nesne için de çıkarılabilir. Örneğin, eğitim, evlilik, seyahat, inşaatın başlangıcı, işe başlamak, anlaşma yapmak, partilerin kurulması vs. gibi konularda da harita çizilir ve yorumlanır. Ayrıca dünyayla ilgili savaşlar, depremler, doğal afetler önceden görülebilir. Herhangi bir iş anlaşması, evlilik günü, ev satma veya satın alma gibi önemli adımlar için, doğru zaman bulunur. Evlenmeyi düşünenler, doğum haritalarını inceleterek, birbirleriyle uyumlu olup olmadıklarını öğrenebilirler.

Vedik astroloji ile Batı Astrolojisi arasındaki tropikal ve sideral zodyak farkı nedir?

Batı ve Hint astrolojileri arasındaki en önemli fark kullandıkları zodyak'lardır. Yaklaşık 1700 yıl önce Batı astrolojisi gelişirken, Koç, Boğa, İkizler gibi gerçek takım yıldızlar, Batı astrolojisinin Koç, Boğa, İkizler vs. olarak belirlediği yerde idi. Bu arada, burçlar hâlâ aynı isimleri taşımalarına rağmen, takım yıldızlar neredeyse yer değiştirdiler. Hâlâ, bir zamanlar yer aldıkları takım yıldızların isimlerini taşıyorlar!

Tropikal (hareketli, mevsimsel) zodyak

Batı astrologlarının tropikal (mevsimsel) zodyak'ını biz zodyak diye tanımlıyoruz. Bu tropikal zodyak başlangıç noktası olarak yıldızlar değil, Güneş'in bulunduğu yer esas alınmıştır. Kış sona erdiğinde, gece ile gündüz eşit uzunlukta olduğunda, Güneş gökyüzünde daima belli bir konumda olur. Bu nokta tropikal zodyak'ın başlangıcı olarak ele alınır.

Batı astrolojisinde Güneş'in ilkbahar başlangıcında bulunduğu nokta sıfır derece Koç burcu olarak tanımlanır. Güneş sıfır derece Koç burcuna geldiği zaman ilkbahar başlar. Buna aynı zamanda Bahar ekinoks'u (bahar noktası) da deriz. Buradaki astronomik bilgiyi açıklamak oldukça zor. Önemli olan konu, Batı yani tropikal zodyak'ın Güneş'in konumunu esas almasıdır. Böylece, Batı astrolojisine göre İlkbahar'ın ilk gününde Güneş sıfır derece Koç burcundadır, Yaz'ın ilk gününde sıfır derece Yengeç burcundadır, Sonbahar'ın ilk gününde sıfır derece Terazi burcundadır ve Kış'ın ilk gününde Oğlak burcunun ilk derecesindedir. Astronomideki Koç burcunu, sıfır derece Koç burcunda bulmayı beklememeliyiz.

Batı zodyak'ı bölünmeleri bir zamanlar takım yıldızların gerçek yerlerinde bulunduğu zaman yapıldı. Ancak o takım yıldızlar yer değiştirdiler. Batı zodyak'ı Güneş'in bulunduğu yeri esas aldığına göre, Batı astrolojisini Güneş astrolojisi olarak düşünebiliriz.

Aslında, Batı astrolojisi, Güneş enerjisinin gezegenler arasında nasıl dağıldığı ile ilgilenir. Buna benzer biçimde, Batı'da gördüğümüz gerçek, bilinçli akıl ve egonun, (ki, buna Güneş diyoruz) önemli olduğudur. Bu konumda da Batı astrolojisinin, psikolojik astroloji formunda iyi işlev görmesi şaşırtıcı değildir.

Sideral (sabit yıldız grupları, yıldızıl) zodyak

Diğer yandan, Hint astrolojisi insanın evrenin bir parçası olması ile ilgilenir. Hint astrologları tarafından kullanılan zodyak, yıldızların konumunu esas alır. Buna yıldızıl (sideral) zodyak denir.

Yıldızıl zodyak, doğal olarak her astronomik takım yıldız tam 30 derece olmadığından, aynı zamanda, biraz şematiktir. Bununla birlikte yıldızıl Zodyak'taki Koç burcu, mevsimsel (tropikal) Zodyak'taki Koç burcuna nazaran astronomik Koç takımyıldızına çok daha yakındır. Hint (sideral) zodyak'ın orta noktası, (180º noktası, aynı zamanda 0º Terazi ) sabit yıldız Spika'dır.

Kısaca: Batı zodyak'ı, Güneş'in konumunu, Hint zodyak'ı ise yıldızların konumunu esas alır. Batı astrolojisi Güneş - astrolojisi , Hint astrolojisi ise kozmik - astrolojidir. Batı astrolojisi Güneş enerjisinden etki alan gezegenleri kendine has psikolojik bir tarzda analiz eder. Hint astrolojisi ise evren ile insan arasındaki ilişkinin tümüyle ilgilenir.

Tropikal (mevsimsel) ve sideral (yıldızıl) zodyaklar arasındaki farka ayanamşa denir. Elinizde bir Batı haritası varsa, yükselen ile gezegenlerden, ayanamşa farkını çıkartarak Hint haritası elde edebilirsiniz.

Artan sayıda batılı astrolog Vedik astrolojisinin değerini keşfediyor. Batı dünyasında Vedik Astrolojisine duyulan ilgi gittikçe artıyor. Şimdi posta/e-posta yoluyla uygulamalı yani kendi haritanızı tanıyarak Vedik Astroloji takip etmek mümkün. Takip etmek, istediğiniz yerde ve zamanda bulunduğunuz yerden kurs öğrenimi görmek anlamına gelen esnek bir öğrenimdir. İstendiği zaman tamamlanabilir. İstediğiniz zaman kayıt yaptırabiliyor, ara verebiliyor, tekrar başlayabiliyorsunuz.

Sınırda Doğanlar

Sınırda Doğanlar

Güneş, burç takımyıldızlarının dizildiği ekliptik çizgisindeki yolculuğunu yaklaşık 30'ar günlük 12 diliminde tamamlar. Bir insan, bu 30' derecelik dilimlerin kesiştiği bölümde, diğer bir deyimle 30'ar günlük burç dilimlerinin ilk ya da son gününde doğmuşsa, sınırda doğmuş kabul edilir. Zira bu noktalar, Güneş'in bir burçtan diğer burca girişinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle farklı burçları karşılayabilmektedir. Ayrıca günlük, hatta saatlik farklar, insan karakterinde, bulunduğu burcun özelliklerini kesin olarak taşımasını engellemektedir.

Bu nedenledir ki sınırda doğanlarda, zaman zaman iki burç karakteri arasındaki gidiş gelişler veya her iki burçtandı özellik taşıma durumu gözlenmektedir.

Örneğin 22 Haziran'da doğan bir insan, uzun süre İkizler, özelliği gösterdikten sonra bir anda Yengeç karakterine bürünebilmekte, aradan bir süre geçtikten sonra yeniden İkizler haline gelebilmektedir. Sınırda doğanlar için bu durum önemli bir problem oluşturmasa da, onunla birlikte yaşayanlar için bu geliş gidişler şok etkisi yapabilmekte, nasıl davranacaklarını karar vermelerini engelleyebilmektedir.

Maya Astrolojisi

Maya Astrolojisi

Maya takvimi, Tzolkin'in şaşırtıcı özellikleri, hayata değişik gözlerle bakabilmenin çarpıcı örnekleri arasında

Tzolkin adı verilen Maya takvimi çok ilgi çekici kişilik açıklamaları ve şaşırtıcı içeriklerle dolu. Batı astrolojisi gökyüzü olaylarını açıklamaya çalışırken, Maya astrolojisi dönemleri açıklamaya çalışıyor ve kendi içinde değişik ölçeklerde döngüler içeriyor. Bu döngüler büyük çağlardan günlere kadar inen bir sistem oluşturuyor.

Maya kültürü günümüzde Meksika'nın güneyi, Guatemala, Honduras ve El Salvador'un olduğu bölgede, MS 250 ve 925 arasında tarihleniyor. Bu dönem Mayaların astronomi, astroloji, kozmoloji bilgilerini olgunlaştırdıkları çağ olarak görülüyor.

Bu takvimde uzun çağlar yer almakla birlikte, kişinin karakter özelliklerini şekillendiren beş temel döngü bulunuyor. Bunlar 20 ayrı günden oluşan gün burçlar (Imix-ejderha, Ik-hava, Akbal-gece, Kan-mısır, Chicchan-yılan, Cimi-baykuş, Manik-geyik, Lamat-tavşan, Muluc-su, Oc-köpek, Chuen-maymun, Eb-diş, Ben-saz, Ix-jaguar, Men-kartal, Cib-akbaba, Caban-güç, Etz'nab-bıçak, Cauac-fırtına, Ahau-yönetici), 13 günden oluşan 20 bölümlük trekanalar, dokuz günlük gece yöneticileri, 52 yıllık döngülerden oluşan yıllar ve Venüs döngülerinden dört ana dönem.

Aynı zamanda yukarıda saydığımız 20 burç, kendi içlerinde beş seviyeden oluşan dört yöne ayrılmış durumda. Bu burçların sıralaması rastgele olmaktan çok doğanın kendi ifade ediş sıralamasına karşılık geliyor.

Birkaç açıklayıcı örnek

Açıklayıcı olma açısından örnek verelim. Örneğin, 26 Şubat 1954 doğumlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Caban yani güç gününde doğmuş. Caban gününde doğan kişiler zihinsel olarak aktif, değişik sorunlara farklı stratejiler geliştiren kişilerdir ancak her şeyi zihinsel yönde çözmeye çalışırken yanlış yargılara da ulaşabilirler.

Bu kişilerin güçlü fikirleri ve inatçı doğaları var. Genellikle liderlik isteğinde olabilirler. Onların daha toleranslı olmaları gereği de vurgulanıyor.

29 Ekim 1923 doğumlu ülkemizin gün burcu ise Cauac-fırtına anlamına geliyor. Fırtınanın temel özellikleri şöyle: Genç, huzursuz, arkadaş canlısı ve yardımsever. Bu günün enerjisinde buluş yapmaktan çok, taklit etmek vurgulanıyor. Özellikle ruhsal konulara, dine ve felsefelere yönelim ağır basıyor. Son derece koruyucu ve sezgi sahibi enerjiler getiriyor.

7 Haziran 1952 doğumlu Orhan Pamuk ise Tavşan gününde doğmuş. Bu kişiler sürekli meşgul, hızlı, sinirsel, oyuncu ve enerjik bir doğaya sahip olurmuş. Zeki ancak her şeyden şüphe ederek kendi kendilerini yıkıcı hale gelebilir, rekabete önem vererek büyük işlerin altından kalkabilirler.

Sezen Aksu'nun doğum gününe denk gelen burç ise Ix-jaguar. Ix kişileri hassas, özel yaşamlarına önem veren, zeki ve sezgisel karakterdeler. Başkalarının duyguları ile ilgilenen ve şifacı karakterde kişiler olabilirler.

Kuşkusuz maya takvimi, Tzolkin sadece gün burçlarından oluşmuyor ve kişinin yönelimleri dahil değişik boyutlar içeriyor. Bu gözle bakınca, tarih boyunca değişik kültürlerde filizlenmiş olan değişik astrolojilerin evrene ve hayata bakmakta ne kadar etkileyici olduğunu görebiliriz.

Gerçeği görmenin ve anlatmanın çok farklı yolları var. Bu toleransı hayatımıza ne kadar yerleştirebilirsek, kısır tartışmalardan ve bizi körleştiren katılıklardan kurtulabilir, hayata daha yaratıcı ve mutlu bakabiliriz.

Kaynak: Milliyet Gazetesi

Kova Burcu Ünlüleri

Yerli ve Yabancı Kova Burcu Ünlüleri, Ünlülerin Burçları

Ünlülerin Burçları

Kova Burcu Ünlüleri (Yerli)

Ajda Pekkan
Aylin Aslım
Aysel Gürel
Bahar Ünsal
Buket Doran
Candan Erçetin
Emine Erdoğan
Ertem Eğilmez
Eşref Kolçak
Ferzan Özpetek
Feyzi Tuna
Gazamfer Özcan
Güven Erkin Erkal
Harika Avcı
Hayrettin Demirbaş
İsmail Cem
Lerzan Mutlu
Mehmet Ali Erbil
Metin Türkcan
Metin Üstündağ
Naim Süleymanoğlu
Nazan Öncel
Olgun Şimşek
Onat Kutlar
Orhan Elmas
Orhan Ünal
Selahattin Pınar
Serdar Ortaç
Soner Arıca
Tuğba Özay
Tuncel Kurtiz
Yaşar Duran
Yusuf Kurçenli

Kova Burcu Ünlüleri (Yabancı)

Abraham Lincoln (12 Şubat 1809)
Alessandro Balicco
Alice Cooper
Andre Breton
Antony Pavloviç Çehov
Aston Kutcher
Axl Rose
Benny Hill
Bertold Brecht
Billy O'cean
Bob Marley (6 Şubat 1945)
Boby Robson
Boris Pasternak
Boris Yeltzin (1 Şubat 1931)
Bridged Fonda
Burt Reynolds
Charles Darwin
Charles Dickens (7 Şubat 1812)
Christian Bale
Christian Dior (21 Ocak 1905)
Christina Ricci
Clark Gable (1 Şubat 1901)
Cliff Burton
Colette
Costa Gavras
Cybil Shepherd
Dave Lombardo
David Iynch
Denise Richards
Eduard Shevardandze
Elijah Wood
Ernest Borgnine
Eva Braun (6 Şubat 1921)
Farrah Fawcet (2 Şubat 1947)
Federico Fellini
Franklin Delano Roosevelt
Franz Schubert
Galileo Galilei (15 Şubat 1564)
Gary Neville
Geena Davis
Gene Hackman
Hagi
Hakeem Olajuwon
Heather Graham
Humprey Bogart (23 Ocak 1899)
Istvan Szabo
Jack Lemmon
Jack Palance
Jalen Rose
James Byron Dean (8 Şubat 1931)
James Dean
James Joyce
James Spader
Jane Seymour
Jason Richardson
Jeff Waters
Jennifer Aniston
Jennifer Jason Leigh
John Ford
John Grisham
John Maxwell Coetzee
John McEnroe (16 Şubat 1959)
John Myung
John Travolta (18 Şubat 1954)
Jules Verne (8 Şubat 1828)
Justin Timberlake
Kim Novak
Kitaro
Lana Turner
Laura Dern
Laura Linney
Leslie Nielsen
Linda Blair
Lord Byron
Loreena McKennitt
Mark Spitz (10 Şubat 1950)
Mathilda May
Matt Dillon
Mia Farrow (9 Şubat 1945)
Michael Jordan (17 Şubat 1963)
Michael Kiske
Milos Forman
Minnie Driver
Mozart
Nastassia Kinski
Natalie Cole
Nick Nolte (8 Şubat 1940)
Nikolai Ceausescu
Nikos Kazancakis
Okay Temiz
Olof Palme
Oprah Winfrey
Paris Hilton
Paul Auster
Paul Newman (26 Ocak 1925)
Phil Collins
Phil Neville
Placido Domingo
Prenses Caroline (23 Ocak 1957)
Rene Russo
Richard Hamilton
Roberto Baggio
Robbie Williams
Ronald Reagan
Ruth Rendell
Sacha Distel
Shakira
Sherilyn Fenn
Sheryl Crow
Stendhal
Steve Nash
Thomas Alva Edison (11 Şubat 1847)
Thomas Mole
Toni Iommi
Toni Morrison
Vanessa Redgrave
Vasco de Gama
Virginia Woolf
Vlade Divac
Winnie Colaiuta
Wolfgang Amadeus Mozart (27 Ocak 1756)

Kizilderililerde Burçlar ve Sifa Çemberi

Kızılderililerde Burçlar ve Şifa Çemberi

Kızılderililerde Burçlar ve Şifa Çemberi

Doğanın döngüleriyle iç içe geçmiş bir burç sistemi...

Böğürtlenin Olgunlaşma Dönemi

[23 Temmuz - 22 Ağustos]

Bu köseyi hazırlama amacı alışılagelmiş burçlardan ve etkilerinden bahsetmek değil tersine doğayı gelişmiş bati medeniyetlerinden çok önceleri anlamış ve ona saygı göstererek yaşamlarını sürdürmüş olan Kızılderililer'in "Doğaya Uyum" felsefesini anlamaktır. Bu yazılardan öğrenecekleriniz Kızılderililerin yazı kullanmadan oluşturdukları takvimleri, ayları, günleri, doğanın insan üzerindeki etkisiyle birlikte rüzgar ve mevsimlerin değişiminin insan yaşamı üzerine etkileridir. Öncelikle "Şifa Çemberi"nin Kızılderililere ne ifade ettiğini ve hayatimizi etkileyen totemlerden ve aylardan bahsedeceğim.

Kızılderililer, tüm hayatın bir çember etrafında döndüğünü düşünürlerdi. Onlar bu çembere saygı duyarlar ve onu hatırlamak için günlük hayatlarında sik sik ona başvururlardı. Çadırlarını, kulübelerini daire seklinde inşa edip, kamplarının daire seklinde kurarlardı. Toplantılarında herkes eşit haklara sahip eşit insanlar olarak bir daire oluşturarak otururdu.

Eğlencelerinde, dualarında, ayinlerinde daire seklinde dans ederler ve yuvarlak davullar çalarlardı. Dans ederken kollarını, ellerini gökyüzüne kaldırarak göğü ve yeri kapsayan daireler çizerlerdi.

Yaşamı doğum - ölüm - yeniden doğumdan oluşan bir çember olarak görürlerdi. Değişik yaslarda, değişen enerjilerinin akışını sağlamak ve kendilerini geliştirmek için kendi yasam çemberlerini tanımayı ve saygı duymayı bilirlerdi. Böylece tüm yaratıkların ve yeryüzünün bir parçası olduğunu biliyorlardı.

Bu çemberi anlamak için, hep onun üstünde yüründüğünü düşünmek yeterlidir. Belirli bir noktada çembere girilir. Bu nokta insana bazı güçler sorumluluklar verir. Bu başlangıç noktası insanin doğduğu ay tarafından belirlenir. Değişik giriş noktaları değişik kabilelerin etkisi altında gerçekleşir.

Bu kabileler alışılagelmiş aile kabileleri değildir. Bunlar unsur kabileleridir, yalnızca insanin belli doğa unsurlarıyla olan ilişkilerini belirler ve bunlar da durağan değildir. Çemberdeki hareket noktaları, gökyüzündeki Koruyucu Ruhların etkisi altındadır.

Şifa Çemberinin özü devinim ve değişimdir. Bu bilgiyi kazanan insanlar yasam içindeki hareket alanlarını geliştirmek isteyeceklerdir. Yasam çemberinde daha da ilerlemek insan doğasının değişik görüntüleriyle tanışmak isteyeceklerdir. İnsan kendi yaradılışı içinde tüm yönleri taşır, ama bunları hissetmek için çemberdeki değişik noktalardan geçmesi gerekmektedir. Hiç kimse kendi başlangıç noktasını hayatındaki hataları için bir özür olarak gösteremez. Bunun telafisi çember üzerinde ilerleyerek bilgisini geliştirmekle mümkün olabilir. Bazen bu bilgi ve güç insanin içinde vardır.

Bazen de insan bu bilgiyi bir hayvani seyrederek öğrenebilir. İnsan bilgiyi bir taşı, bitkiyi, rüzgârı, varolan tüm varlıkları ve doğayı izleyerek elde edebilir. Kızılderililerin bilgeliği de buradan gelir ve bizim de her şey için çok geç olmadan gözlerimizi doğaya ve onun düzenine dikmemiz gerekli. Ondan alacağımız çok ders var.

Aylar ve Totemler

Doğduğu ay, insanın Şifa Çemberine giriş noktasını ve madenler - bitkiler - hayvanlar alemindeki başlangıç totemlerini belirler. Yılın ilk ayı olan "Toprağın Yenilenme Dönemi"nde Güneş Baba, güneyden dönüp gelir ve Toprak Ana ile çocuklarını yeniden canlandırmaya baslar. Bu dönem, 22 Aralık tarihine rastlayan kış - gündönümüne denk gelir. Bu ay Kuzey'in koruyucusu Waboose'nin ilk ayıdır. Onu "Dinlenme ve Arınma dönemi" ile "Büyük Fırtınalar Dönemi" izler. Waboose'nin bu aylarında, geçmiş yılın gelişimi gözden geçirilir ve gelecek yılın gelişimi için hazırlık yapılır.

Bu ayları, Doğu'nun Koruyucu Ruhu Wabun'un ayları izler. Bu üç ay yeni gelişmenin, Güneş Baba'nın toprağı ısıtmasıyla birlikte onları meyveye hazırladığı dönemdir. Wabun'un ilk ayı "Ağaçların Çiçeklenme Dönemi"dir, genellikle 21 Mart'ta gece gündüz eşitliğiyle baslar. Wabun'un diğer ayları ise "Kurbağaların Dönüş Dönemi" ve "Mısır Ekimi Dönemi"dir. Bu aylar toprağın çocuklarının gelişmeye başladığı aydınlanma ve bilgelik aylarıdır.

Daha sonra, Güney'in Koruyucu Ruhu Shawnodese'nin ayları gelir. Bunlar her şeyin hızla geliştiği, toprağın çiçeklendiği ve yeni yılın ilk meyvelerinin göründüğü yıldır. "Bol Güneşli Günler Dönemi" Shawnodese'nin ilk ayıdır. Bu 21 Haziran'da yaz - gündönümünde baslar. Ondan sonra "Böğürtlenlerin Olgunlaşması" ve "Hasat" yılları gelir. Bu, gelişim ve güven mevsimidir. Bu mevsimde hızlı bir gelişim vardır ve gelecek üzerine düşünmeye zaman yoktur.

Sonbahar Bati'nin Koruyucu Ruhu Mudjekeewis'in mevsimidir. Bu mevsimin ilk ayı olan "Yaban Ördekleri Dönemi" ve "Karlı Günler Dönemi" izler. Bu aylarda insan kendini dinler. Bu mevsimde insan içe dönerek geçmiş yılın değerlendirmesini yapıp yeniden güç toplar ve yenilenme mevsimine hazırlık yapar.

Her ayın madenler, bitkiler ve hayvanlar aleminde belli bir totemi (simgesi) vardır. başlangıç toteminden insan hem kendisi, hem de yeryüzündeki diğer ilişkileri hakkında birçok şey öğrenebilir. İnsanlar kendilerine yasam boyu bilgi ve enerji veren totemlerine ilgi ve saygı göstermelidir.

İnsan, başka ayin gölgesinde bulunduğunda o totemin belirli özelliklerini kazanabilir ve yeni şeyler öğrenebilir, tıpkı doğanın her ayrıntısından öğrenebileceği gibi…

İnsanlar, ayni ay ve totemden olsalar bile her zaman ayni özellikleri paylaşmazlar. Herkes, çemberi kendi hızında dolaşır. Şifa Çemberinin en önemli özelliği: yola devam etmek ve hiçbir yerde sabit kalmamak, yoksa enerji akışı durur ve insan gelişemez…

23 Temmuz-22 Ağustos arasında dünyaya gelen insanların, madenler alemindeki totemi demir ve gröna'dır.

Bu dönemde dünyaya gelen insanların, madenler alemindeki totemi demir ve gröna, bitkiler alemindeki totemi ahududu, hayvanlar alemindeki totemi mersinbaligidir. Uğurlu renkleri kırmızı, kabileleri Fırtına Kartalıdır.

Değerli taslardan gröna, oldukça sert, reçine gibi parlayan kristalize bir silikat oluşumudur. kırmızı, kahverengi, yeşil, sari, siyah ve beyaz renklerde 6 değişik türü bulunur. Koyu kırmızı ve eflatun renklerdeki almandin, altın sarisi ve kırmızımtırak sarı renk veren grosalar, koyu kırmızıdan siyaha kadar değişen pirop ve genellikle kırmızı veya kahverengi tonlarda spesartindir. Şarap kırmızısı, sari, yeşil ya da siyah renkte olan demir - grönasına aplom veya melanit, cam parlaklığında ve açık yeşil renkteki krom - grönasina uvarovit denir.

Gröna kübik kristal seklindedir. Genellikle kireçtaşı, serpantin, peridot ve granitle çeşitli kristal bileşimi oluşturur. Grönaya bu minerallerin bulunduğu yerlerin yakınındaki ırmak yataklarında rastlanabilir. Karınca yuvalarının yakınında da bu tasa çok sik rastlanır, çünkü karıncalar grönaya antipati duyarlar ve gördükleri her yerde onu hemen yeryüzüne çıkarıp atarlar.

Mersinbaligi - İnsanlarının uğurlu renkleri kırmızı olduğu için grönanın kırmızıya çalan renkleriyle bu ay arasında özel bir ilişki kurulur. Kar neol gibi grönanın da yürek ve kanla ilişkisi olduğuna inanılır. Eskiden gröna parçacıklarından oluşan bir muska taşındığı zaman, bunun kalp hastalıklarına iyi geleceği söylenir, üzerine aslan işlenmiş grönanın insani tehlikelerden koruyacağına, iyi ve saygın bir yasam sağlayacağına inanılırdı. bazı halklar da grönadan yapılacak bir kursunun düşmanı yüreğinden vuracağı ve bu taşın cinsel gücü dengede tutacağına inanılırdı.

Mersinbaligi - İnsanlarının ikinci totemi dünyanın en sert madenlerinden olan demirdir. Demir aracılığıyla insanlık teknoloji çağının eşiğine gelmeyi başarmıştır. Keltler demir çağının gelmesiyle perilerin ve büyülü varlıkların insanlara sırt çevirdiğini söylerler. Demir başka madenlerle kolayca bileşim sağlar ve değerli taslara kırmızı bir ton verir.

Mersinbaligi - İnsanlarına tıpkı madenleri gibi çok çeşitli ve değişik görünümlerde rastlanabilir, ama hepsinin kolayca fark edilebilecek ortak özellikleri vardır.

Mersinbaligi -İnsanları genellikle iyi yürekli, duyarlı kişiler olarak dikkat çekerler. Eğer içlerinde bulunan dostça duygulara kulak verirlerse dengeli ve mutlu kişiler olurlar. Kalplerinin sesini duyabildikleri sürece, sezgili ve keskin görüşlü kişilerdir. Bu yetenekleriyle kendilerini ve dostlarını gelebilecek tehlikelerden önceden koruyabilirler. grönanın da böyle bir özellik taşıdığı söylenir. Bu kişiler güçlü sezgileri ile öyle sözler söylerler ki, söyledikleri şeyler dostlarının ve düşmanlarının ta yüreğine isler.

Mersinbaligi - İnsanları iyi birer dost oldukları gibi sakınılması gereken birer düşmandırlar. Yanlışlıkları fark ettikleri zaman tüm güçleriyle harekete geçer ve gerçekten yıkıcı şeyler yapabilirler. İç dengeleri yerinde değilse kendilerine karsı da dikkatli olmalıdırlar. Bu güç beklenmedik öyle anlarda ortaya çıkabilir ki sonunda kendilerinin de zarar göreceği sonuçlar doğurabilir.

Mersinbaligi -İnsanlarının soylu, büyük bir düşünüş ve davranış biçimleri vardır. Bu özelliklerinden dolayı topluluk içersinde diğer insanlardan kolayca ayırt edilebilirler. Bu insanlar çekicilikleri ve karizmalarıyla çevrelerinde cinsel etkiye neden olurlar, cinsel enerjilerinin güçlü olduğu söylenir. Maden totemleri grönadan bu enerjilerini dengede tutmayı öğrenmelidirler.

Bu ayda doğan insanlar, totemleri gibi çok yönlü ve faydalı kişilerdir. Sorunların üstüne giden bir karakterleri vardır. En korkulu yollara bile yönelmekten hiç çekinmezler. Altından kalkılamayacak bir is, kimsenin üstüne almak istemeyeceği zorlukta bir is varsa bunların üstesinden gelmek için öne atılacak kişi kesinlikle Mersinbaligi - İnsanlarıdır.

Çok cesurdurlar ve bu özelliklerini her fırsatta kanıtlamaya hazırdırlar. Bu çok yönlü kişilikleriyle is yaşamında, kültür ve düşün yaşamının çeşitli kollarında oldukça basarili olabilirler. Tek yapmaları gereken isi inanarak yapmalarıdır, o zaman üstesinden gelemeyecekleri hiçbir is yoktur.

Bu insanların demir toteminden gelen doğuştan bir sertlikleri vardır, bu sertlik hayatta kazandıkları tecrübelerle daha da kuvvetlenir. Bu madenle olan ilişkileri kalp ve kanla olan ilişkilerini güçlendirir. Bu burcun insanlarının bitkiler alemindeki totemleri, çilekgillerin bir üyesi olan ahudududur. Aslında çilek türü bir yemiş değildir, 20 kadar içi özsu dolu tomurcuğun birleşmesiyle oluşur. Mayıs ayında beyaz çiçekler açar, haziran veya temmuzda meyve verir.

Ahududu yapraklarının vücutta iyileştirici arındırıcı bir etkisi vardır. Eskiden safrakesesi, böbrek taşlarını düşürmek için kullanılırmış. Ahududu kökünde tanen özü bulunduğu için antibiyotik etkisi vardır. Ahududu dallarından hazırlanan bir çay soğuk algınlığına, gribe, nefes darlığına da iyi gelir ve kan sekerini ayarlayıp düzene sokar.

Mersinbaligi -İnsanlarının topluluk içinde fark edilebilme ve sevilen kişi olma özellikleri bitki totemlerinin etkisiyle daha da güçlenir. Bu insanlardaki neşe ve pozitif enerjiden dolayı diğer insanlar onlarla yakınlaşmak isterler fakat bu burcun insanları her zaman göründükleri gibi değildirler.

Mersinbaligi -İnsanlarının dışarı gösterdikleri ile iç dünyalarında yasadıkları apayrıdır. Bu buradaki bazı insanlar ilk karsılaşmada saldırgan ve hırçın gözükebilirler oysa bu onların yumuşak ve kırılgan duygu alemlerini korumak için kullandıkları bir kalkandır. Bazıları ise oldukça sıcakkanlı ve uysal gözükürler oysa onlara yaklaştıkça diken tarlasına girmiş gibi olursunuz. Bu özellikleri tipik karakterlerini ortaya koyar: içlerinde kopan duygu fırtınalarını dinardaki insanlardan saklayabilme yeteneği. Çoğu zaman iç dünyalarına ulaşmaya çalışan insanları engellemek için dikenlerini acımasızca çıkartmaktan geri kalmazlar. Bu burcun insanları çok duygusal kişilerdir. Başkalarının duyguları üzerinde kuvvetli bir etki yarattıkları gibi, kendileri de başkalarının duygularından kolayca etkilenebilirler. Çok kırılgandırlar fakat dışarı karsı oluşturdukları kalkanı öyle iyi tasarlamışlardır ki her şeye rağmen dışardan en küçük bir çatlak görünemez. Ayni kırılganlıkları gibi acılarını da çok büyük ustalıkla saklarlar. Fakat kendilerine verilen acıları asla unutmazlar ve içten içe intikam planları kurarlar.

Mersinbaligi -İnsanları çevrelerine huzurlu bir hava yayarlar ve bu sayede diğer insanların kendilerini toparlamalarına yardımcı olurlar. Dostça ve biraz alaycı tutumlarıyla, diğer insanların kati düşüncelerini kırarak duygu dünyalarında yumuşak bir etki bırakırlar.

Bu burcun insanları Shawnodese'nin ikinci ayı olan "Böğürtlenlerin Olgunlaşma Dönemi"nde dünyaya geldikleri için oldukça sıcakkanlı insanlardır. İçlerinde bulunan güven duygusu bu özelliklerini güçlendirir. Fırtına Kartalı kabilesinden oldukları için çevrelerine sıcak ve güçlü bir etki yayarlar, enerjileri coşkundur, ayni anda birçok isle uğraşabilirler. Fakat bu kabileyle olan bağları aynı zamanda kendilerini gereksiz yere tüketmemeleri, sağlıklarını ve enerjilerini tehlikeye atmamaları konusunda bir uyarıdır.

Mersinbaligi-İnsanlarının uğurlu rengi ve ayni zamanda ahududu ve gröna taşının rengi olan kırmızıdır. Bu renk büyük bir fiziksel enerjinin, yasamla dolup taşmanın ve doğal güçlerin simgesidir. Kalbin ve kanın kırmızı rengi, bu burcun insanlarının bunlarla olan ilişkisinin bir göstergesidir. Bu burcun insanları eğer renklerini, varlıklarının gelişmemiş yönlerinde göstermeye kalkarlarsa, bu kırmızı, hesapsızlığın, gururun, açgözlülüğün, hırsın ve kendini beğenmişliğin simgesi olur. Bu renk bu burcun insanlarına hem güç hem de bir uyarıdır. Ne yazık ki dinginlik doğal yapılarında yoktur ve bu geliştirmeleri ve öğrenmeleri gereken bir şeydir.

"Böğürtlenlerin Olgunlaşma Dönemi"nde dünyaya gelenlerin hayvan totemi, balıklar dünyasının kralı sayılan mersinbaligidir. Mersinbaligi dinozorların yeryüzünden kaybolmaya başladığı çağlardan beri yasayan çok eski bir balıktır. bulunduğu yere ve türe göre çok değişik büyüklüklerde olabilir. En büyükleri 4 metre uzunluğunda ve 150 kilo ağırlığındadır. Mersinbalığının hortum benzeri uzun bir ağzı vardır ve ağzının iki yanında 4 duyargası vardır. Kuyruklarındaki çatalın üst kısmı büyük, alttaki küçüktür. İskeleti nerdeyse tamamen kıkırdaktan oluşur.

Mersinbaligi, eskiden büyük göllerin yakınında yaşayan Kızılderililer tarafından "Balıkların kralı" olarak adlandırılırdı. Hiawatha'ya bir ölüm - kalım savaşı verdiren de bir mersinbalığıydı. Longfellow "Hiawatha Destanı"nda bu balığın başarılarını, cesaretini kuşaktan kuşağa anlatılacak şekilde ölümsüzleştirmiştir. Kızılderililer mersinbalığına büyük saygı beslerlerdi. Ojibwa soyunda, bir Mersinbaligi kabilesi vardır ve öncü kabilelerden sayılır. Ojibwalar için mersinbalığı ruhsal derinliğin ve gücün simgesiydi.

Ne yazık ki Avrupalılar her şeyde olduğu gibi bu balığa da Kızılderililer kadar saygı göstermediler. Önceleri sik sik ağlarına takıldığı için bu baliği bir baş belası olarak görüyorlardı, daha sonraları etinin ve yumurtası olan havyarın lezzetini anladıktan sonra neredeyse soylarını tükettiler. Günümüzde mersinbalığına eskisi kadar sik rastlanmıyor.

Hayvan totemleri gibi Mersinbaligi - İnsanları da bulundukları her suda egemenlik kurmak isterler. doğal güçleriyle zorluk çekmeden bunu başarırlar. Sanki lider olarak dünyaya gelmiş kişilerdir ve enerjileri düzenli aktığı sürece, haksever, iyi niyetli birer yönetici olabilirler. Yasamla uyum sağladıkları sürece, içlerinde tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik yatar. Ancak başka insanlar üzerinde egemenlik kurmaktan zevk alan kötü bir yönlerinin olduğunu unutmamak gerekir, çok havali ve herkese yukardan bakan bir tavırla davranmaktan hiç çekinmezler.

Mersinbaligi gibi bu insanlar da çok sağlam bir korunma zırhı taşırlar. Yönetici durumda oldukları zaman, bu zırha gereksinimleri vardır, ancak insanlar arasındaki ilişkilerinde bu zırhı atmasını bilmelidirler. Bunu öğrenmezlerse, çok kendini beğenmiş kişiler olurlar ve varlıklarını geliştirecek insani duygulardan yoksun kalırlar. Bu zırhı kendileri çıkartmaları gerekir, çünkü zırhları başkalarının duygusal darbelerle bile parçalayamayacakları kadar sağlamdır.

Bu burcun insanlarının cinsel enerjilerini doğru ve mantıklı bir biçimde kullanacak olgunluğa erişmeleri için yılların geçmesi gerekmektedir. Bu noktaya gelmeden önce, yasam güçlerini cinselliklerini yanlış bir şekilde kullandıkları olur. Bu da, çözülmesi gereken önemli bir sorundur, çünkü Mersinbaligi - İnsanları yasam güçleriyle cinsel güçlerini birbirine karıştırmaya, bu iki enerjiyi de kötü biçimde kullanmaya eğilimlidir. Bu tür bir davranış, sonunda önceden görünmeyen bir yıkıntı ve çözülme dönemini getirir.

Mersinbalığı -İnsanları sevgi dolu yürekleri ve sevecenlikleriyle iyi birer ana - babadırlar, ancak çocuklarını denetleyip sınırlayarak, onlara gelişebilmeleri için yeterli özgürlüğü tanımamak eğilimindedirler. Onun için mersinbalığı çocuklarının öğrenmesi gereken şeyi bu burcun yetişkinlerinin de öğrenmesi gerekir.

Karşıt Burçlar

Karşıt Burçlar

Karşıt Burçlar

Güneş, doğuşundan batışına kadar gökyüzünde yarım çember çizer. Burç takım yıldızları da mevsimine göre bu yarı çember üzerine sıralanırlar. Mevsimler geçip yıl tamamlanınca yarım çember çembere dönüşür ve tüm takımyıldızlar da çember üzerine yerini almış olur.

Aslan burcu'nun karşıt burcu Kova,
Başak burcunun karşıt burcu Balık,
Boğa burcunun karşıt burcu Akrep,
İkizler burcunun karşıt burcu Yay,
Yengeç burcunun karşıt burcu Oğlak'tır.

İkamet Astrolojisi

İkamet Astrolojisi

İkamet Astrolojisi

Devrim Yılmazer

(İngilizce Local Space, Almanca Standortastrologie)

İkamet astrolojisi, astrokartografik yöntemlerin belki de en az bilineni ancak oldukça kullanışlı bir kolu olarak karşımıza çıkıyor. Kartografik astrolojinin bu türü, kişinin şu an bulunduğu yere göre çıkarılan bir horoskop türüdür ve bulunulan ikametten başlayarak, tüm planet hatları bölgeye ve ötesine yerleştirilir.

İkamet astrolojisi, anlamsal olarak aslen Feng Shui ile bağlanabilir. Feng Shui, kelime anlamı olarak “Rüzgar (ve) Su” demektir ve şansın, mutluluğun ve sağlığın, ikamet ettiğimiz çevreyle uyumlu olduğu hakikati temeline dayanır. Sonuçta iki ayrı insan aynı ortamda bulunduklarında farklı duygulara sahip olabilirler ve bu durumda anlatılmak istenen de, “Rüzgar ve Suyun” bizdeki etkilerinin çeşitliliğiyle veya her insanda farklı farklı yansımasıyla açıklanabilir. Bulunulan yerin enerjisiyle uyum içinde olup olmadığımız, Feng Shui’nin temelini oluşturuyor.

Eva Wong’un tanımıyla Feng Shui, “…rüzgar ve sudur; yaşamın çevreyle uyumunu anlatan Taoist sanat ve bilimdir.” Taoizm'de görülen 5 element her doğada ve eşyada bulunduğundan, bizi çevreleyen her şeyde de dolayısıyla varolur ve bunlar, doğru ve anlamlı bir kullanımla bireye uygulanabilirler.

Feng Shui’nin ve (ikamet astrolojisinin) kökü, aslen “jeomanti”ye dayanır. Jeomanti ise “Yerin (=Dünya’nın) bilgeliği” anlamına gelir ve Yunanca Gaia=Dünya ve Manteia=Bilgelik kelimelerinden oluşturulmuştur. Jeomanti, Dünya’nın doğal enerji akımları ve merkezleriyle ilgilenir ve yerin enerji ağına önem verir. Örneğin neden sürekli aynı yerde binlerce yıl tanrıların kutsandığı gibi bir soru, Jeomantik bir sorudur.

Klasik Feng Shui’de göksel yönler, evin merkezine yerleştirilir ve evin hangi bölümünün hangi yöne baktığı belirlenir. Her bir yön ise belirli bir anlam taşır. Her bir yönün belirli bir anlam taşıdığına örneğin Kızılderili kültüründe de rastlanıyor; “Kızılderililer, uyandıklarında doğuya doğru bakmak istediklerinden, uyurlarken batı yönüne doğru yatarlar. Bu, Avrupa’da genellikle kuzey yönüdür.”

İşte gök yönlerinin evin, bulunulan yerin, kentin ya da ülkenin merkezine yerleştirilmelerine ve bunun da dışında, o belirli yönlerden geçen her bir planet hattının bir horoskop grafiğinde gösterilmesine “İkamet horoskopu” diyoruz. Buradaki en önemli nokta, bir ikamet horoskopunda doğum tarihi ve saatinin aynı bırakılması, ancak yerin, bulunulan yer bazlı alınmasıdır; örneğin İstanbul doğumluysak ancak şu anda Tokyo’da yaşıyorsak, o taktirde ikamet horoskopu Tokyo’ya göre, ama örneğin yine İstanbul’da yaşıyorsak İstanbul’a göre çıkarılır.

İkamet horoskopu ya da ikamet astrolojisi, ekliptik pozisyonların ufuk sistemine taşınmasıdır. Ufuk sistemi ise astrolojik hesaplamalar için azami önem taşır; öyle ki, bir doğum haritası için gerekli hesaplamalar, ufuk sisteminde kullanılan koordinatlar olmadan çıkarılamaz. Bu anlamda ikamet sistemi, özünde ufuk sistemidir.

Ufuk sistemi, gerçekte astronomi ve astrolojide kullanılan 4 büyük ölçüm çemberlerinin birinden başka bir şey değildir ve bu çemberler de, ufuk, ekliptik, ekvator ve 0 dikey (ya da düşey) çemberleridir. Bunlar büyük çemberler ve koordinat sistemleridir ve onların yardımıyla Dünya’nın pozisyonunu, Güneş sistemine ve evrene olan ilişkisini belirleyebiliyoruz.

Herhangi bir yerde bulunduğumuzda istenilen herhangi bir yöne doğru bakabilir ve örneğin geceleyin yıldızlar ve planetleri gözlemleyebiliriz. Kendi etrafımızda bir kez döndüğümüzde, aslen ufukta 360 derecelik bir çemberde dönmüş oluyoruz ve bu çember de azimut olarak tanımlanır. Ufuk ise, bildiğimiz standart burçlar kuşağıyla aynı şey değildir çünkü bu kuşak, bilindiği üzere ekliptiğe yani Güneş yörüngesine dayanır. Dünya’nın, bulunduğumuz herhangi bir yerinde ise, sürekli olarak bu 360 derecelik azimut tarafından çevreleniyoruz.

İkamet astrolojisinde önemli olan, planetlerin yüksekliği yani azimuta göre ufkun neresinde bulunduklarıdır. Ve işte buna dayanılarak bir ikamet horoskopu elde ediliyor.

İkamet astrolojisi, daha önce de söylendiği üzere, planetlerin köşe evleri pozisyonlarının hatlar halinde Dünya üzerinde izdüşümünün gösterilmesidir: “Bunun dışında belirtilmesi gereken bir başka şey de, ikamet horoskopunun şu anda bulunulan ikamete göre çıkartılması gerektiğidir; böylece tarih ve zaman aynı kalırken gökyüzü ortası (X. ev) ve Vertex noktası (ASC dahil), bulunulan ikametin enlem ve boylamlarıyla belirlenir.

Bu planet hatları, seyahat ettiğin ya da taşındığın her ikamette bulunur çünkü onlar, belirli bir enlem ve boylam için hesaplanırlar. Doğum saati ve tarihi değiştirilemez; zaman dondurulur, ancak uzay ve yer değişebilirler. İşte bu, ikamet astrolojisinin altında yatan temel bilgidir.

Bir başka ifadeyle, natal planetler arasındaki açılar her zaman aynı kalır ancak köşe evleri bir yerden diğer bir yere kayarlar; yani planetlerin kendi aralarındaki açısal mesafe aynı bile kalsa, ana akslara olan planet açıları her bir bölgede değişik olacaktır. Dolayısıyla her bir bölgenin bize sunabileceği şanslar ya da engeller de, bu haritalar sayesinde görülebilir.”

Alttaki grafiklerden ilki bir doğum haritasını ve ikincisi ile üçüncüsü de o haritanın ayrı bölgelerdeki ikamet horoskopları şeklinde açılımını göstermektedir.

Horoskop I. Bayan Y, 23.02.1975, 20:00, İstanbul / Türkiye

Horoskop II. Bayan Y İkamet horoskopu / İstanbul

Horoskop III. Bayan Y İkamet horoskopu / Tokyo

Ufuk astrolojisinin tarihine kısa bir değinilecek olursa, aslen “ufuk sisteminin başlangıcı yaklaşık olarak MÖ 6000 yılına dayandığını ve bunun da nedeninin altında, aslen sistemin kullanım kolaylığının yattığını anlayabiliyoruz. Ufuk sisteminin gerçek kökleri de, İtalya, batı Afrika, bugün Irak ve İran’ın olduğu bölgeye ve Çin’e kadar uzanmaktadır.”

Steve Cozzi, ikamet astrolojisinin astrolojinin diğer tekniklerine oranla bu yüzyıl içerisinde daha az dikkate alındığını belirtiyor: “Bu alanda 70'li yıllara kadar oldukça az bir ilerleme oldu. Her ne kadar doğum yerinden uzaklaşmayla ASC ve MC’nin kaydığı gerçeği bilinse de, yine de bu sistemden tam olarak faydalanabilmek mümkün olmadı. Ne var ki birkaç istisna da vardı. Bunlardan birisi L. Edward Johndro’dur ve koordinatlar sistemiyle ilgili konseptleri teori ve pratikte yaşamda tutabilmiştir. Johndro, konuya ilişkin 2 ana çalışmasını 1930′da yazmış ve yayınlamıştır. Johndro, çalışmalarında koordinatlar sistemini yaşayan organizmalar olarak görüyordu.

Bu alandaki diğer bir astrolog ta Charles Jayne’dir ve konuya ilişkin yetilerini sayısız çalışma ve araştırmada göstermiştir.

Ne var ki ufuk/azimut sisteminin pratik anlamı, ilk olarak Michael Erlewine ve eşinin çalışmaları sayesinde anlaşıldı. Erlewine’lerin özellikle belirttiği şey, bu sistemde Dünya'nın majik bir daire olduğudur; her kent ve her arkadaş enerji formunda bir tesir merkezine dönüşmektedir. Bulunulan yerde maji, cadılık kültü ve sihrin uzun tarihi, ilk kez pratik bir realite kazanmaktadır. Bu tür bir perspektiften bakıldığında, Dünya büyük bir tılsım ya da güçlü bir ritüel, seremoni yeri olarak görülüyor. Bu astrologların en büyük özellikleri, majik dairenin bu büyük gücünü, ilk kez bireyin eline sunmuş olmalarıdır. Erlewine’ler sistemlerini Local Space (yer ve uzay astrolojisi, ikamet astrolojisi) olarak isimlendirdiler.”

İkamet astrolojisi birçok insana, daha verimli, daha mutlu ve daha yeterli bir yaşam konusunda yardım ediyor. Bu astroloji, kişiyi, kişisel gezegenlerinin konularıyla ilişkiye geçirebilir ve daha doyurucu bir yaşam sunabilir. Bunun da dışında, yolculuklarda ve ikamet yerlerinde kişinin seçimler yapmasını kolaylaştırabilir; hangi seyahatlerin ya da hangi mekanların, ikametlerin, yaşanacak yerlerin kişinin ruhsal ve bedensel sağlığı açısından daha tatmin edici olduğu konusunda hüküm vermemizi kolaylaştırabilir.

Kişinin kaldığı yerle ilişkili olarak, örneğin kentin hangi bölgesinin kişinin iş seçimi için daha uygun olduğu hakkında bir fikir edinmemizi kolaylaştırabilir ya da örneğin en basitinden, kitaplarımızı evimizin hangi bölümünde bulundurmamız gerektiğini söyleyebilir.

İkamet astrolojisi (ve Astrokartografi) fazlasıyla fiziksel temeller üzerine oturmuş gibi görünse de, aslında kişinin maneviyatı hakkında bilgi de verebilir. Örneğin kariyerimize ilişkin olarak aklımızdan geçen bir bölge - oraya hiç gitmesek de - bu konu hakkında bir fikir verebilir. Ya da örneğin neden oturduğumuz yerin ya da kentin ya da Dünya’daki herhangi bir yerin bazı köşelerini ya da oralardan gelen insanları daha sempatik ya da antipatik bulabiliyoruz? Bu tür bir soruya da ikamet astrolojisi yardımıyla cevap verebilmek olasıdır. Fiziksel ve düşünsel tabanda gerçekleşen ikamet astrolojisi örnekleri için,”Solar & Lunarkartografi“ isimli makaleye de ayrıca bakabilirsiniz.

Atalarımız her ne kadar kişinin gittiği yeri değiştirdiğini söyleseler de, bu astrokartografik mantıkta çok iddialı bir deyiş olarak karşımıza çıkamıyor; yer bizimle değil biz yer sayesinde dönüşüme uğruyoruz.

Dolayısıyla, bu kadar net ve fiziki bir metot bile, aslında anlamını daha büyüsel bir tabanda açabilir. Her yer, her mekan, her istikamet ve her ikamet aynı bile olsa, bizler bunlara ayrı ayrı, doğum haritamızın gereğine göre anlamlar veriyoruz; örneğin Hamburg birisi için belirli bir gizem ve çekiciliğe sahip olabilirken, bir diğeri için eziyetten başka bir anlama gelemeyebilir. İşte böyle bir durumda kartografik astroloji, yerin ruhunu gözler önüne serebiliyor. Dolayısıyla bundan çekilecek sonuç, her yerin herkes aynı özelliğe sahip olmadığıdır. Herkes kendi temelinde sıcağa, soğuğa ya da 4 elemente ayrı ayrı reaksiyon gösteriyor. Kızılderililer de, Çinliler de ve birçok farklı toplum da yeri kutsallaştırdılar ve ona bir ruh verdiler.

Ancak tabi ki günümüz şart ve koşulları, kişinin özgürce istediği yerlere gidebilmesine ve oralarda yaşamasına olanak sunmuyor; ne var ki bu sistemin gerektirdiği bir olay ve biz de öyle görünüyor ki, bir süre daha bu kısıtlılıklarla yaşamak zorunda kalacağız.

İkamet astrolojisinde bulunduğumuz her yer planetsel tabanda semboliklerini bulabilir; öyle ki buna evimiz de dahildir. Genel olarak evimizden geçen planet hatlarına uygun olarak eşya yerleştirilmesi uygun görülür ve bu her ev için değişiktir.

Öncelikle evinizi ve mümkün olabildiği kadar çok eşyayı bir kağıda çizmeye çalışın. Bunu yaptıktan sonra ikamet haritanızı tam olarak evinizin merkezine koyun. Merkezi tam belirleyebilmek için ev planı yeterlidir. Eğer bu bulunmuyorsa, göz kararı da olsa bir merkez belirlemeye çalışın. Yönleri ise bir pusula sayesinde bulabilirsiniz. Bu aşamadan sonraysa, artık size sadece ikamet horoskopunuzu bu planın üzerine koymak ve hangi planet hattının hangi kısımdan, hangi eşyalar üzerinden…vb. geçtiği gibi ayrıntıları belirlemek kalıyor.

Evin her bir bölümünün genel planetsel semboliklerini izleyen satırlarda görebilirsiniz. Bu anlamlar her ne kadar genel geçer olsa da, yine astrolojide temel kuralımız her zaman doğum haritasının baz alınması gerçeği olduğu için, doğum haritasındaki açılara, ev ve burç konumlarına…vs. dikkat etmek ve bu genel anlamları kişisel anlamlarla kombine etmek gerekir. Steve Cozzi, bu noktada bir yönden geçen planet hattının, onun tam karşısında da etkili olacağından bahsediyor ancak asıl planet yönünün daha güçlü bir tesir gösterebilmesinin de mümkün olduğunu belirtiyor.

Evde Planet Hatları

Güneş hattı: Bu alanda göze çarpan objeler bulunur. Eşyalar kişisel bir ton sahibidirler ve bu yer kişiye özel bir alandır. Yuvarlak ve altın ya da kavuniçi renkli objeler burada anlam kazanırlar.

Ay: Bütün canlılar, bitkiler, hayvanlar… için pozitif bir yerdir. Dalgalanma (sallanma) ve hassasiyete neden olabilirler. Yanardöner, gümüşi ve mavi renkler ile hatlar ya da dalgalarla uyumlu olabilen içbükey nesneler buraya uygundur. Burası doğal ve pasif bir yerdir.

Merkür: Bu yer insanlara konuşan bir alandır; notlar okunur, telefonlara bakılır, mektuplar gönderilir. Konuşmak ve çalışmak için uygun bir yerdir. Cılız, açık objelerin en iyi bu hatta etkileri vardır.

Venüs: Bu hatta objelerin güzellik ve çekiciliği ön plana çıkarılır. Burası aynı zamanda birlikteliği de simgeler; hoş bir yerdir. Zarif yuvarlaklıktaki nesneler ve rengarenk ya da gök mavisi, yeşil ve sarı pastel renklere sahip objeler burada bulunurlar. Bakır ve pirinç nesneler için de iyi bir yerdir.

Mars: Teşvik edici bir yerdir ve tüm aktiviteleri güçlendirir. Burası bir işyeri alanı olabilir. Delici keskin kenarlar (demirden) burada uygundurlar; kırmızı ve karmin (koyu kırmızı, şarap kırmızısı) renkler de bu bölgenin doğru renkleridir.

Jüpiter: Burasının koruyucu, kollayıcı bir etkisi vardır. Sevinç ve lezzeti teşvik eder ve buradaki her obje lüks bir intiba bırakır. Birçok insan ve aktivite için bu kısım en iyi yerdir. Büyük, tam ve purpur, violet (purpur, violet = mor, erguvani, eflatun) ve derin mavi renklere sahip objeler için burası en uygun yerdir.

Satürn: Stabile ve destek verici bir yer. Burası objeleri eskitebilir ve kuşkusuz aktiviteleri yavaşlatıcı rol oynar. Sık olarak boş bir alandır. Tahtadan, sıkıştırılmış formlar, koyu renkler ve siyah burada en uygundur.

Uranüs: Buradaki eşyalar özellikle kendine has ya da antik olarak algılanır. Stabile bir yer değildir, ancak mutlaka heyecan verici şeylere neden olur. Çok renkli ve gelenek dışı eşyalar avantajlıdır.

Neptün: Mistik bir yerdir, nesneler karanlıktadır ve yanlış izlenime neden olabilirler. Gizemli yer. Gri, lavanta ve deniz yeşili burada iyi renklerdir.

Pluto: Nesnelerin test edildiği ve gizlendiği yerler. Eşyalar yeni ya da yenilenmiş görünür. Burası tekrar doldurma yeridir. Skarlet kırmızısı ve parıltılı renkler burada etkileyicidir.

Transpluto: Nesneleri daha pratik, daha değerli ve daha duyumsal yapar.

Peki hangi eşya hangi planet hattında bulunuyor?

Ay: Ana musluk, saksı çiçekleri, bahçe, çamaşır makinesi, yüzme havuzu, alerjiye neden olan maddeler, küçük botlar.

Güneş: Üst (ana) ışık, çocuk odası, soba, kamin, evin en sıcak bölümü.

Merkür: Telefon, kitaplar, radyo, köpek, kedi ve küçük hayvanlar.

Venüs: Süs eşyaları, (yatak dışında) en fazla kullanılan mobilyalar, misafir odası, müzik enstrümanları, dizilmiş yakacak odun, kadın kıyafetleri, orta katlar.

Mars: Isıtma odası (ya da ısıtmanın bulunduğu bölüm), araba, (iş) aletlerin(in) bulunduğu bölüm, makineler, evin en kuru bölümü, ateşli silahlar.

Jüpiter: Değerli eşyalar, veranda, patio (= teras, (iç) avlu, veranda; üstü açık iç veya yan avlu), balkon, televizyon, ev reisinin yatak odası, erkek kıyafetleri, üst katlar, çatı katı.

Satürn: Az kullanılan ya da hiç kullanılmayan bölümler, tüm basamaklar, çardak, gölgelik ve kapılar, kapsamlı ağaç ya da betondan yapılma yapılar, büyük ağaçlar, alt katlar (örneğin kiler), evin en soğuk bölümü.

Uranüs: Güvenlik kutusu, antika eşyalar, elektronik/elektrikli aletler, bilgisayar, radyo cihazı, yıldırım düşmesi muhtemel yerler, ventilasyon.

Neptün: Uyuşturucular ya da zehirli maddeler, büyük pencereler, düşünme ya da meditasyon yerleri, atlar, sığırlar ve büyük hayvanlar, su yoluyla zarar görmüş yerler, bakteriyel ya da enfeksiyona neden olan maddeler, büyük botlar.

Pluto: Ana drenaj (boşaltma) borusu, banyo, saklı, gizli objeler, foseptik çukuru, sıcak su konteyneri, çöp kutusu, yatak odası.

Transpluto: Mutfak, erzak odası (deposu, bölümü), yemek odası.

Bu haritalar yaşadığımız kent için de kullanılabilir. İkamet haritamızı şehir planının tam merkezinin üzerine koyduğumuzda, kentin hangi bölgelerinin bizim için daha elverişli ya da anlamlı olup olmadığını anlayabilmek olasıdır.

Şehrin kendisinin planet hatları da yine bu haritalar sayesinde görülebilir ancak şart olan, kentin doğum anının biliniyor olmasıdır.

Planet hatlarının hangi semboliklere ait olduklarını görebilmek için aşağıdaki tabloya başvurabilirsiniz.

Ay: Denizler, göller, ırmaklar, Park, su tedarikinin olduğu bölgeler, tarımsal amaçlı kullanılan yerler, kadınlar tarafından sık ziyaret edilen yerler.

Güneş: Etkili insanların yaşadığı ya da çalıştığı semtler, sanat ve eğlence, erkekler tarafından sık ziyaret edilen yerler, eğlence parkı, çocuk merkezleri.

Merkür: Okullar, gençler tarafından sık ziyaret edilen yerler, büyük kitapevleri ya da kütüphaneler, radyo istasyonları, komünikasyon merkezleri.

Venüs: Güzel yerler, kültür merkezleri, büyük alışveriş caddeleri, para işlerinin olduğu yerler.

Mars: Askeri yerler, önemli transport yolları, ateş aracılığıyla zarar görmüş yerler, polis karargahları, cadde kavgaları.

Jüpiter: Yüksek okullar, kiliseler, spor alanları, oyun alanları, hastaneler, nezih semtler.

Satürn: Yaşlı ya da fakir halk tabakalarının oturduğu alanlar, hükümet binaları, bariyer ya da sınırların olduğu bölgeler, arkeolojik çalışmaların yürütüldüğü kazı yerleri.

Uranüs: Havaalanları, tren istasyonları, High Tech alanları, elektrik işleri, rüzgarla gelen zararların görüldüğü yerler.

Neptün: Çevre kirliliğinin çok görüldüğü yerler, tanınmış barlar, hapsaneler, su baskınlarına uygun yerler, mistik ve seremoniye uygun alanlar.

Pluto: Gizli işlerin döndüğü yerler, araştırma merkezleri, kızıl ışık bölgesi, mezarlıklar, yasaklanmış aktiviteler.

Transpluto: İmalatçı pazarları, ünlü restoranlar, yiyim içim malzemeleri üreticileri.

Ay düğümleri: Dörtyollar, kavşaklar, bağlantı noktaları, düğüm noktaları.

Üçüncü bir kullanım olarak, ikamet horoskopları ülke ve hatta sınırlarının ötesi için de çıkarılabilir. Böylelikle ülkenin bölgelerinin karakteristik özellikleri anlaşılabilir.

Altta Türkiye doğum ve ikamet horoskopları örnek olarak sunulmuş ve merkez olarak Ankara alınmıştır.

Horoskop IV. Türkiye Cumhuriyeti, 29.10.1923, 20:33, Ankara / Türkiye

Horoskop V. Türkiye Cumhuriyeti İkamet Horoskopu /Ankara

Minik bir Türkiye turu yapacak olursak, haritayı tam olarak Ankara’nın ortasına yerleştirdiğimizde, Pluto ve Ay’ın yaklaşık olarak Artvin, Ardahan, Kars, Rize, Erzurum ve Ermenistan civarlarından geçtiği görülüyor. Ülkenin kaybedilmiş halkları (Ay XII. evde) ve karanlık yüzünün (Pluto ASC’de) genel olarak bu bölgelerde ortaya çıktığı görülmekte. Daha da ötesinde, Pluto’nun politik astrolojideki anlamları arındırma, temizleme…vs. olarak tanımlanabilir.

Ankara'nın kuzeydoğusundan geçen Neptün hattının içerdiği Samsun ili ve ilçesi de (Bafra) sigarasıyla ve dolayısıyla astrolojik anlamda uyuşturucuyla ilgili bir bölge olarak öne çıkıyor. Bunun da dışında Samsun, kurtuluş ülküsünün idealize edildiği (Samsun´a çıkış, Türk İstiklal Savaşının başlaması) yerdir (Neptün Aslan´da). Samsun ayrıca en kirli havaya sahip illerden birisidir (hatta 2000 yılı ölçümlerine göre en kirlisi) ve çevre kirliliği de Neptün'le ilişkilendirilir.

Haritada Güneş hattı neredeyse tam olarak İstanbul üzerinden geçiyor ve bu da “etkili insanların yaşadığı ya da çalıştığı semtler, sanat ve eğlence“ gibi anlamları bünyesinde barındırıyor. Onun da dışında İstanbul, Türkiye'nin kalbinin (Güneş) attığı yerdir.

Venüs ve Jüpiter´in ülkenin batısından geçtiği görülüyor ve özellikle Jüpiter, direkt olarak batıda bulunmasıyla dikkat çekiyor. Bölgeye düşen hatlar da yaklaşık olarak Çanakkale, Bursa, Yalova, Bilecik gibi bölgeleri kapsıyor.

Venüs, sanat, tarihi doku, güzellik ve Jüpiter de rahatlık, ferahlık, genişlik gibi özelliklerle sembolize edilebilir. Bu hattan geçen Çanakkale´yi seçip de ekşi sözlüğe girdiğimde, aslen şarap, balık, genişlik, eğlence, bar, pavyon…gibi kelimelere sıkça rastladım. Bunun dışında insanlarının güzelliği ve sanatsal anlamda da seramik ve çanak çömlek gibi kollarıyla da ünlü bir kent Çanakkale. Bu anlamda kentin özelliklerinin Venüs ve Jüpiter'le sembolize edilmesi çok garip görünmüyor. Ama bunlardan daha da önemlisi, Çanakkale'nin Dünya'nın en kanlı savunma savaşlarından birisine tanıklık etmiş olmasıdır; Çanakkale savunması, bir kendini gerçekleştirme savaşıydı ve Venüs ile Jüpiter de Türkiye doğum haritasının V. evinde bulunmaktadır. “Çanakkale geçilmez!“ sözü, Türkiye'nin kendini gerçekleştirme, benliğini koruma uğruna ne denli bir direnç gösterdiğinin (Venüs ve Jüpiter Akrep'te) sembolü olmuştur.

Öte yandan batı Avrupa´yı içine alan Mars hattı da, Türkiye'nin hedefinin (Mars) Avrupa´ya girmek olduğunu, ancak bunun oldukça zor (Mars) ve keskin (Mars) bir tabanda vuku bulacağını gösteriyor.

Şehirlere ilişkin incelemelerde, tabi ki hatların geçtiği kentlerde yaşayan ve özellikle astrolojiyle ilgilenen kişilerin yorumları daha sağlıklı olacaktır. Sonuçta o kentlerde yaşayan insanlar, örneğin bir Çanakkale üzerinden geçen Jüpiter ve Venüs hatlarının hangi anlamlara gelebileceğini, bu noktada benden daha iyi kestirebilirler. Öte yandan bu yorumlar, – Mars hattında yapıldığı gibi – ülke sınırları dışı için de kullanılabilir.

İkamet horoskopları diğer tekniklerle de (örneğin bir kompozit haritayla) uygulanabilir. Kompozit ikamet horoskopu, örneğin evin eşya dizilimi konusunda karar veremeyen eşlerin, kompozit haritalarındaki ölçeklere göre hareket etmelerini sağlayabilir ve bu şekilde astrolojik evrenin çözüm yolunu dinlemek, kişileri yaşadıkları çevreyle daha uyumlu bir hale getirebilir. Öte yandan unutulmaması gereken başka bir nokta da, ikamet haritalarında özellikle köşe bölgelerinde bulunan planetlerin en güçlü konumda olduklarıdır.

Hangi Burca Aşıksınız

Hangi Burca Aşıksınız

Hangi Burca Aşıksınız

Akrep Burcuna mı Aşıksınız?

Hareketlerinizi en ince ayrıntısına kadar çözebilen ve her değişimi fark eden Akrep’le birlikteliğinizde ilginiz ve adanmışlığınız her zaman maksimumda olmalıdır. Sır saklayamazsınız, anında yakalar. Dürüstlüğünüzün size fazlasıyla artı puan sağlayacağı bu ilişkide duygularınızı en ufak dalgalanmalara kadar ona hissettirmeniz onu mutlu edecektir.

Sözcüklere ihtiyacınız yoktur her zaman, bakışlarınız ancak en çok dokunuşlarınızla ona kendinizi anlatırsınız. Fiziksel temas sizi pek açmıyorsa derhal kendinize yeni bir partner aramaya başlasanız iyi olur. Sadakat onun karşısında bir erden değil gerekliliktir, aklınızdan çıkarmayın. İlişkideki ufak bir hatanızı dahi asla unutmayacaktır; affedebilir ancak unutmaz. Karşılığında mümkün olduğunca az tökezleyen ve yaptığı yanlışları da asla unutmayan bir partner bulacaksınız. Onun gücüne istediğiniz kadar hayran olun, asıl silahlarını hep gizlediğini aklınızdan çıkarmamalı, onunla yarışa girmek yerine, kendinize başka alanlar seçmelisiniz.

Aslan Burcuna mı Aşıksınız?

Sırtını sıvazlamayı başardığınız ölçüde hayatınızı baştan sona renklendiren tutkulu bir aşıkla karşı karşıyasınız ancak sizin için yaptıklarını, anlamını sürekli farkında olmak ve onu motive etmek zorundasınız. Aslanlar bütün o heybetli, kendine güvenen, ortalığı titretecek görünümlerinin altında oldukça utangaçtırlar. Onaylanmaya ve takdire herkesten fazla ihtiyaç duyarlar.

Bir Aslan’la birlikte olabilmek için sürüden ayrılan, göze çarpan, beğenilen bir yönünüzün olması gerekir. O, ikinizin yan yana göz kamaştırmasını ister, ışığı sizi sönük bırakmamalı veya sizin yanında gözden kaçırılmamalıdır. Kalbini bir kez kazandığınızda sadakat ilişkinize eşlik edecek demektir. Ondan çok şey bekleyebilirsiniz; onun hayatı eğlenceli ve ilginç kılmaya dair özel bir yeteneği vardır, canlılık ve dinamizm her an ona eşlik eder.

Balık Burcuna mı Aşıksınız?

İnsancıl, şefkatli ve nazik bir biçimde size her türlü hava koşulunda yanaşıp kendinizi güvende hissedebileceğiniz bir liman sağlar.

Yolculuğunuza devam etme konusunda da her zaman onun desteğine güvenebilirsiniz. Küçük ama candan hediyeler onu mutlu edebilir, tüm maaşınızı bir gülümsemesine yatırmak zorunda kalmazsınız. Tam olarak içine kapanık olduğu söylenemez ancak siz deşmedikçe duygularından, bunalımlarından asla söz etmeyecektir ve ne yaparsanız yapın anı kesesinde taşıyacağı üzüntüler, mutlulukları hep aşacaktır doya doya yaşayamaması yüzünden. Yalnız kalmak istediğinde şaşırmamalı ve altında bit yenikleri aramamalısınız, bu onun ruh sağlığı için gereklidir.

Kaba sözcükler ve yüksek ses tonlarından nefret eder, dünyasında her şey nazik olmalıdır, aksine tahammül edemez. Onunla güzel bir bağ kurabildikten sonra ilişkinizin uzun soluklu ve oldukça güzel olacağından en ufak şüpheniz olmasın!

Başak Burcuna mı Aşıksınız?

Onu detaylarla etkiler, çok çaba harcayarak keşfettiğiniz ve hareket etmek için biraz emir beklediği yönünü keşfedip gerekli noktalarda müdahale ettiğinizde büyük bir zafer kazanırsınız.

En ufak ayrıntılara takılışı, baktığında mükemmeli görüşü yüzündendir. Sizde de aynı durum söz konusu olacaktır mutlak. Eleştirilerinin sizin mükemmel halinizi görmesinden ve ufak tefek aksaklıkları sadece sizi düşündüğü için düzeltmeye çalışmasından olduğunu bilmelisiniz.

Hayata entelektüel bir çerçeveden bakması duyguları anlamasına veya umursamasına engel değildir; ancak ona hislerinizi uzun uzun oturup açıklamanız gerekebilir.

Boğa Burcuna mı Aşıksınız?

Onun hayatınızın aşkı olduğundan ve ona sadık kalabileceğinizden emin olmalısınız. Bu burç hareket ve denemelerin değil, tek bir insanla güvenli bir hayatın burcudur. Değişiklikten hiç hoşlanmaz ve onunla birlikte olmak için ona ayak uydurmak size kalır. Görünüşünüze gösterdiğiniz özeni ona vereceğiniz hediyelerle perçinlemelisiniz.

Bu evcil burcu elde etmek için göze aldığınız her şey ve verdiğiniz tüm emek kötü bir aşçıysanız boşunadır. Kalbinin asıl anahtarı onun için pişirdiğiniz yemeklerde bulacağı lezzettir. Ona sorduğunuz herhangi bir sorunun noktasını ve virgülünü tamamen kafasında oturtmadan size asla cevap vermeyecek, komplimanlarınızın altında gerçeklik bulamayınca da omuz silkecektir.

Gözünüz korkmasın; morali bozulduğunda saklanabileceği bir omuza sahipseniz gerisini beraberce halledersiniz zaten.

İkizler Burcuna mı Aşıksınız?

Sadece kendiyle olabileceği, sadece kendine hesap vereceği, sizin asla girmeyeceğiniz ve bunu talep etmeyeceğiniz bir alanı olmak zorundadır İkizler’in.

Bu burç insanının duyguları yerine düşüncelerini dinlediğini göz önüne alarak onu kendinize bağlayabilirsiniz ancak ne olursa olsun tamamen, her şeyiyle sizinle olmasını bekleyemezsiniz. Tam tersine ne kadar özgür olursa ilişkiniz için o kadar iyi olacaktır.

Görünüşünüzü sık sık değiştirişiniz, rutinden uzak bir yaşam vaadi ve gözlerinde gördüğünüz ufacık bir pırıltının ardından bir anda “Hadi kalk, bütün işlerini bırak, güneye gidiyoruz!” deyişinizle onu kolayca kandırabilirsiniz.

Unutmayın ki ikizler ikiliklerin burcudur; kendinizi aynı bedene sahip iki bambaşka insanla birlikte gibi hissedebilirsiniz. Birinden birini daha çok sevmek gibi bir şansınız da olmayacaktır zira hangisinin ne zaman karşınıza çıkacağından emin olamadığınız gibi onda sevmeniz gerekenin bu belirsizlik ve çatışma olduğunu er geç anlarsınız. Gerekli sabrı diğer türlü göstermek mümkün olmayacaktır.

Koç Burcuna mı Aşıksınız?

Azimli ve biraz da dalkavuk olmanız gerekiyor. Koç’lar fark edilmeyi sever ve ona gösterdiğiniz ilgi ve sevginin tadını çıkarmak ister.

Ben-merkez sayabileceğimiz bu kişi, her zaman kendinden bahseder. Kendi ayakları üstünde rahatça durabileceğinden, sizden de bunu bekler. İlgi odağı olmaktan delicesine hoşlanan Koç’la birlikte mutlu bir hayat geçirebilmek için onu kalbinizin tam ortasına oturtmanız gerekir. Aşkının peşinden koşan ve belli belirsiz değişen dengelerin adamıdır. Kolay olursanız onu er geç kaybedeceksiniz demektir. Şoför koltuğuna onun geçmesine izin vermeli ancak bindiğiniz arabayı tamamıyla onun kontrolüne bırakmamalısınız. Her an kendinizi hatırlatmalı, varlığınızın gideceğiniz istikameti az da olsa değiştirmesini sağlamalısınız. Aksi taktirde onu kaybettiniz demektir. Ona belli ipuçları verip isteklerinizi kavramasını beklemenizse sizde hayal kırıklığı yaratacaktır.

Kin gütmeyi beceremeyen, yaralarını kendi kendine tedavi etmekte başarılı olan Koç, dolaylı mesajları kesinlikle anlamaz. Ona direkt yaklaşın.

Kova Burcuna mı Aşıksınız?

Gördüğünüz görebileceğiniz en özgürlüğüne düşkün insanla karşı karşıyasınız. Bu konuda en ufak kıskançlık, sitem veya surat asılmasına gelemez. Belki size fazla mülayimce gelebilir ancak onun bu özelliğine saygı göstermeniz ilişkiniz adına yeterli olacaktır. O hayata bambaşka bir pencereden bakacak, etrafındakileri tamamen farklı anlamlandıracaktır ve bu yönünün takdir edilmesine çok büyük ihtiyaç duyar.

O yaşamı güzelleştirmeye çalışıyordur çünkü çevresinin erişebileceği mükemmelliği görür ve bir şekilde mevcut durum konusunda kendini sorumlu hisseder. Sizinle konuşmalarında bulunduğu yerden çok daha yükseklerden dünyaya bakmakta, olayları kuş bakışı kavramakta ve sizinle ta oralardan tartışmaktadır. İnanılmaz derecede hoşgörülüdür ancak tahammül edemeyeceği bir olgu vardır; hoşgörüsüzlük.

Ayaklarının üstünde durmak ister ve sizden de bunu bekler. Eşit, adil ve ilginç bir ilişkiyse istediğiniz, tam yerindesiniz.

Oğlak Burcuna mı Aşıksınız?

Tam bir işkolikle berabersiniz; ancak onu yanlış anlamayın. O size paranın satın alabileceği en güzel hediyeleri bulmak için bu kadar çalışıyor ve ihtiyacı olan sizin destek ve ilginiz. Her an onun aklındasınız, bunu size çoğunlukla gösteremeyecektir ancak hislerinize güvenin.

Kariyeri onun hayat damarı gibi ve en büyük rol de sırtını sıvazlayan partnerinin, ister kabul edin, ister etmeyin. Arada sırada size yönelttiği eleştirilerin dozunu bazen kaçırsa da son derece iyi niyetli sarf edilmiş, sadece iyiliğinizi hedefleyen sözler bunlar. Esasında utangaç olduğunu siz zaten çoktan çözmüş olmalısınız ve ona eşlik etmeniz temel ihtiyaçlarından biri. Bir oğlakla beraberlik insandan çok şey götürebiliyor, kabul, ancak el ele verdiğinizde hedefiniz yıldızlardan aşağısı olmayacak ve biraz çabayla parıldamayı başaracaksınız.

Terazi Burcuna mı Aşıksınız?

Ona ilgi gösterin ve destekleyin. Kısa süre sonra bir de bakarsınız hayatının en özel yönlerine kadar sizinle paylaşması yetmezmiş gibi size kendini adamış sadık bir eş sahibi oluvermişsiniz. Sorun bu bağlılığı sadece size değil etrafındaki herkese; ailesine, arkadaşlarına tanıdıklarına da göstermesidir.

Hep dengeli olmak isteyen ancak hep iki arada bir derede kalan biriyle birlikte olduğunuzu sakın aklınızdan çıkarmayın. Yaptığı bir seçimden memnun değilseniz bunu seslendirmek yerine bekleyin, nasıl olsa bir de diğer seçeneği deneyecektir. Sıradan her şeyi ondan uzak tutmalısınız, dolayısıyla ona bir buket karanfil göndermek yerine orkide veya zambak tercih etmelisiniz.

Onun zevkine güvenmeli, evi bir sürü tuhaf eşyayla doldurma fikrini sabırla karşılamalı ve yaratacağı güzellikleri görmeden asla tahayyül edemeyeceğinize inanmalısınız.

Yay Burcuna mı Aşıksınız?

Ona karşı dürüst olmalı ve bağımsızlığına saygı göstermelisiniz. Kendiyle baş başa kalmayı seven ve çok zor bağlanan Yay’ı kıskanmamanız gerektiğini kafanıza kazıdıktan sonra her konudaki bilgi ve deneyiminin yanında oldukça keyifli muhabbetini paylaşmaya başlamalısınız.

Dağınık, düzensiz ve sürekli meşgul bir ruhla berabersiniz ancak onun yalandan nefret ettiğini ve asla söyleyemeyeceğini de göz önünde bulundurmalısınız. Bu da demek oluyor ki; sizinle beraberse sizinle beraberdir, değilse öyleymiş gibi yapamaz. Oradan oraya koşuşturup bulaştığı onca projede başarılı olmaya çalışırken desteğinize delicesine ihtiyaç duyar. Hatta denilebilir ki; ne kadar çok görev alırsa sizden o kadar çok destek göreceğinden bu kadar maymun iştahlıdır!

Son derece dinamik, eğlenceli, kıpır kıpır bir ilişkiniz, sabahlara kadar muhabbet edebileceğiniz bir partneriniz var.

Yengeç Burcuna mı Aşıksınız?

Kabuğundan çıkarılması gereken duygusal ve hassas bir ruha aşıksınız. Sessiz ve utangaç biriyle karşı karşıyasınız ve onun için vazgeçilmez olmanız göstereceğiniz peygamber sabrına, anlayışa ve onda oluşturacağınız güven duygusuna bağlıdır. Bunu sağladığınızda hayatının her noktasında sizi ilk sıraya yerleştirecek ve karşılık olarak bunu sizden de bekleyecektir.

Tutku onun için düşündüğünüzden, gösterdiğinden ve hatta talep ettiğinden daha da önemlidir. Seksi iç çamaşırları ve saten çarşaflar onu kendi tahmininden bile fazla etkileyecektir. Onun mutluluğu için çok önemli bir rolünüz olduğunu aklınızdan çıkarmamalı ve isteklerinizi belirtmekte açık olmalısınız. Tabi onunkileri sormaktan da geri durmamanız gerekir.

Evcimendir ve dürüst olduğunuzda, birlikte ev işleri yapmayı bile eşsiz bir romantizme çevirecek, sizi kalesinin kralı / kraliçesi yapacaktır.